23.04.2020, 19:00 363

Ziraat Mühendisi'ni yok sayamazsınız

COVİD 19 Salgını tüm dünya gibi ülkemizi de derinden etkilemeye devam ediyor. Covid-19 Pandemisi ile mücadele ise her gün yaşanan can kayıpları, iyileşenler, ekonomik zorluklar, sosyal devlet, sağlık çalışanlarının özverili mücadelesi, siyasal tartışmalar, alınan önlemler, fiziksel mesafe izolasyon tartışmaları, insan doğa ilişkisi vb tartışmalarla sürüyor.

Kısaca korona günleri diye adlandırdığımız bugünlerin en fazla belirleyici olanı ise İnsanoğlunun ilk korkusu olan Açlık Korkusu devreye girmiş ve insanlar marketlere hücum etmiştir. Bu, ilk vakanın görüldüğü 10 Mart tarihinden sonra ilk önlemlerin alınmaya başlaması ve ilk sokağa çıkma yasağının bir gece yarısı yasağın başlamasına iki saat kala açıklanması sonucunda çok yoğun bir şekilde yaşanmış, gıda fiyatlarında artışları da beraberinde getirmiştir.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI, ZİRAAT MÜHENDİSLERİNİ YOK SAYIYOR

Bu süreçte tarımsal üretimin başladığı günlere girmemiz nedeniyle kamuoyundan, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklama ve bizimde “Tarım Yoksa Gıda Yok-Gıda Yoksa Yaşam Yok" başlıklı yazımızda vurguladığımız üzere Tarımsal üretimin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve neler yapılması gerektiğini ifade etmiştik. Tarım ve Orman Bakanlığı’da bunun için bir dizi önlemleri açıkladı. Bunlar içinde öncelikle bizimde istediğimiz Koronavirüsle Mücadele İçin Tarım Komisyonu kurma kararı aldı. Ancak bu komisyon içerisinde Bir kişi bile Ziraat Mühendisi yoktu. Buna ilişkin tepkimizi ifade etmişken ardından Tarımsal Üretim İçin sokağa çıma muafiyeti getirilenler arasında Çiftçi ve Veteriner Hekimler sayılmış iken Ziraat Mühendisleri ne yazık ki dahil edilmemişti.

Bunun sonrasında TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’ndan ilkokulda abeceyi yeni çözmüş bir çocuğun anlayabildiği bir dille yineliyoruz ki, Türk Dil Kurumu`na göre "Tarım; Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat" olarak tanımlanmıştır. Bir kez daha anlamak istemeyenlere altını çizerek anımsatıyoruz.

Önceki resmi uyarılarımıza karşın yetersiz ve liyakatsız yöneticilerce meslek taassubu ile Covid-19 salgını sürecinde oluşturulan "Tarım ve Orman Bakanlığı Covid-19 Komisyonu" bileşiminde Ziraat Mühendisliği mesleğinin yok sayılmaya çalışıldığı gibi, şimdi de tarımsal üretim için sokağa çıkma yasağından muaf tutulan meslek gruplarına çiftçileri ve Veteriner Hekimleri sokup, bilimle toplumu buluşturan Ziraat Mühendisleri'nin dahil edilmemesini şiddetle kınıyoruz. Bu yanlış uygulamadan bir an önce vazgeçilmesini, Ziraat Mühendislerinin haftanın her günü üretim alanları ve çiftçi ile buluşmasının önünün açılmasını talep ediyoruz, açıklaması geldi.

Bu konu tesadüfi değildi aslında Tarımsal Kamu yönetiminde Liyakatsız ve yetersiz yöneticiler uygulamasının bir alışkanlık haline gelmesi boşuna değildir.

Tarım Bakanlığı yapan son Ziraat Mühendisi Prof. Dr Hüsnü Yusuf Gökalp (1999-2002) olmuştur.

AKP iktidarı dönemindeki tarım Bakanlarımızdan, Sami Güçlü İktisatçı, Mehdi Eker Veteriner Hekim, Kudbettin Arzu Mimar, Faruk Çelik İlahiyatçı, Ahmet Eşref Fakıbaba Hekim, Bekir Pakdemirli İktisatçıdır.

Bu sadece Bakanlar düzeyinde değil bakan yardımcıları ve üst düzey bürokratlarda da durum aynıdır. Mevcut 4 Bakan Yardımcısından birisi İnşaat Mühendisi, birisi Hukukçu, birisi İşletmeci iken sadece biri Ziraat Mühendisidir. Sadece bu kadar da değil Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Ağustos 2018 ve Şubat 2020 arasında Veteriner Hekim tarafından yürütülmüştür. Bu yok artık o kadarda değil denilen uygulama ne yazık ki yapılmıştır. Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.

Ancak sevgili hocam Prof. Dr. Reşit SÖNMEZ’in deyimiyle “Tarım tarihte bilinen en eski sanattır.” Bu sanatın en önemli aktörleri Ziraat Mühendisleridir.

TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR TARIM ÜLKESİDİR

Anadolu coğrafyası insanlığın başlangıcı sayılan 150.000 yıl öncesi dönem (Yontma Taş Çağı =Paleolitik Çağ) Toplayıcılık ve avcılık dönemi sonrasında, yaklaşık zamanımızdan 10.000 yıl öncesinde tarım devriminin (Neolitik Çağ) başladığı coğrafyadır. Bu aynı zamanda insanlığın göçer yaşamdan yerleşik yaşama geçişini sağlamıştır. İnsanlar ekip biçmeye, seçtikleri tohumları ve hayvanları yetiştirmeye başlamışlar ve daha geniş topluluklar uygarlıklar oluşturmaya başlamışlardır. Fırat ve Dicle ırmaklarının kenarlarında gelişen bu yaşam biçiminde Arpa ve Buğdayın ekilmesi insanlığın tarihsel gelişimi içerisinde en önemli safhadır. Tarımın ikinci ayağı olan Hayvansal Üretimde bitkisel üretimin gelişimi ve yerleşik hayata geçişle birlikte hız kazanmıştır. Çünkü ot yoksa et yoktur. Tarım Devrimi ya da Neolitik Devrim insanlığın gerçekleştirdiği ilk köklü ekonomik, toplumsal ve teknolojik değişimdir. Bu değişim insanlığın gelişimini hızlandırmıştır.

Bu gelişim karşılıklı etkileşim ve ihtiyaçların tarımsal üretimin kendi içinde de hızlı değişim ve gelişimi sağlamıştır. Bu gelişim, 1- İlkel Tarım 2- Köleci Tarım 3-Feodal Tarım ve Kapitalist Tarım şeklinde kendini göstermiştir.

Tarımın başladığı toprakları için yurdumuz bu gelişme içerisinde bugünlere geldiğimizde 3000’i endemik olmak üzere 13.000 bitki çeşitliğine kaynaklık etmektedir. Bu nedenle Türkiye bir tarım ülkesidir. Bu gerçek asla göz ardı edilemez. Bunu gören kurucu irade Daha Cumhuriyet kurulmadan önce topladığı 17 Şubat -4 Mart 1923 tarihlerinde gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi’nde Ziraat ve Maarif Meselesi Başlığı altındaki 1. Madde ile Köylülere, çiftçilere ziraatin muhtelif şubelerini ameli olarak öğretecek surette yazılmış kitap ve mecmuaların bastırılarak bedava dağıtılması (oy birliği) kararı alınmıştır.

TARIM EĞİTİMİ 174 YAŞINDA

Türkiye’de Tarım Eğitimi bundan 174 yıl önce 1846 yılında İstanbul-Yeşilköy Ayamama Çiftliğinde kurulmuş, ancak çalışmalarını iki yıl sürdürebilmiştir.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru Türkiye’de tarımın geliştirilmesi için çeşitli önlemler alınırken, bunları uygulayacak ziraatçılara da ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Bu amaçla 1891 yılında Halkalı Yüksek Ziraat Okulu açılmıştır. Bu okul 1928 yılına kadar eğitim ve öğretimini sürdürerek ziraat mühendisi yetiştirmiştir. Aynı yıl bu okulun kapatılmasıyla meydana gelen boşluğu doldurmak amacıyla 1930 yılında Ankara Yüksek Ziraat Okulu açılmış ve 1933 yılında Atatürk’ün direktifiyle Yüksek Ziraat Enstitüsü’ne dönüştürülmüştür.

Türk tarımını modernleştirmek, sorunlarını bilimsel açıdan görmek ve çözmek, Türk tarımına hizmet edecek Ziraat Yüksek Mühendisleri yetiştirmek ve bu alanda eğitim-öğretim ve araştırma yapmak amacıyla kurulan Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün bünyesinde, Ziraat, Orman, Veteriner, Tabii İlimler ve Ziraat Sanatları Fakülteleri yer almıştır. Bu enstitünün eğitim ve öğretim sistemi, ilk iki yarılı kapsayan 10 aylık sürekli stajla birlikte 8 yarıyıl, yani 4 yıllık genel ziraat öğretimi esasına dayandırılmıştır. Devamında 1948 yılında AÜ Ziraat Fakültesi, 1955 Yılında EÜ Ziraat Fakültesi ve sırasıyla Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çukurova Üniversitesi Ziraat fakülteleri kurulmuştur. Günümüze geldiğimizde Tarım eğitimi veren farklı isimlerde 41 fakülte bulunmaktadır. Bu gelişim içerisinde Köy Enstitüleri’nin yerini de ayrıca not etmek önemli ve gereklidir.

Gelinen süreçte sürekli fakülte açılması nicelik, nitelik tartışmaları ve istihdam sorunu ile birlikte artık bir iyiye gidişten ziyade sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

MÜHENDİSİN EMEĞİ VAR

Ancak Cumhuriyet dönemi ile birlikte tarımda yaşanan gelişmelerde ziraat mühendisleri hep ön saflarda olmuşlar, çiftçilerimiz ile birlikte halkımızın ihtiyacı olan gıdanın, sanayi hammaddelerinin üretilmesinde, ıslahında geliştirilmesinde özveriyle çalışmışlardır.

Ziraat mühendisleri yurdun dört bucağında, yaptıkları çalışmalar ile bitkisel üretim ve hayvansal üretimde verim ve verimlikten, kaliteye, teknoloji üretiminden geliştirilmesine, bitki korumada, sulama teknolojilerinde, toprak ve bitki besleme, tarım makinaları ve gıda teknolojilerinde değer yaratmışlar ülke ekonomisine katkı sağlamışlardır. Hafta sonu, hafta içi demeden özveriyle bu çalışmaları gerçekleştirmişlerdir. Çünkü biz ziraat mühendisleri biliriz ki toprak, hava, bitki yani doğa bizi beklemez biz onu gözlemleyip ona göre çalışmak zorundayız. Bu her ziraat mühendisinin düsturudur.

Eğer Pamukta 80 kg’lardan 600 kg’lara çıktıysak, Buğday’da 100 kg’lardan 1200 Kg’lara çıktıysak, Mısırda 1500 K’lara çıkıldıysa, Çeltikte verim ve kalite arttıysa, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarımızda et ve süt verimi arttıysa, sebze ve meyvelerimizde verim ve kalite arttıysa, yeni çeşitler geliştirildiyse, tarım makinaları ve teknolojilerinde gelişme sağlandıysa, bunda ziraat mühendislerinin emeği vardır. Bu emeği kimse gözardı edemez.

Ben bu değerlerin yaratılmasında, Türkiye’nin taşında toprağında, tarlasında bahçesinde, ahırında emeği olan tüm meslektaşlarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Ziraat mühendisi olmakla da onur duyuyorum.

Tarımsal kamu yönetiminin görevi ziraat mühendislerini yok saymak, değil, çiftçinin üreticinin tüketicinin yararına çalışmalar yapmak üzere kamuda çalışan tüm meslek grupları ile birlikte ziraat mühendislerinin sorunlarını çözmek, özlük haklarını geliştirmek, kamuda ziraat mühendisi istihdamını arttırmak, özel çalışma alanlarında Ziraat Mühendislerinin yetkilerini kullanmasını Ziraat Mühendisleri Odası ile işbirliği içinde düzenlemek olmalıdır.

Son söz;

23 Nisan Haftası içerisinde olmamız nedeniyle, 23 Nisan 1920 yılında açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 100. kuruluş yıldönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, daha özgürce kutlayacağımız nice yüzyıllar dileği ve Kurucu İrade'ye saygı, sevgi ve şükranlarımla kutluyorum.

****

Ferdan ÇİFTÇİ

Ziraat Yüksek Mühendisi

ferdanciftci@gmail.com

Yorumlar (1)
Musa Toros 5 ay önce
Yüreğine sağlık Üstadım...Tarım Bakanlığı böyle bir uygulamanın neresinde çok merak ediyorum...
30°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 24 Eylül 2020
İmsak 05:33
Güneş 06:54
Öğle 13:08
İkindi 16:33
Akşam 19:13
Yatsı 20:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 2 6
2. Alanyaspor 2 6
3. Göztepe 2 4
4. Karagümrük 2 4
5. Beşiktaş 2 4
6. Hatayspor 2 4
7. Antalyaspor 2 4
8. Fenerbahçe 2 4
9. Kasımpaşa 2 3
10. Sivasspor 2 3
11. Erzurumspor 2 3
12. Kayserispor 2 3
13. Konyaspor 1 1
14. Gaziantep FK 2 1
15. Trabzonspor 2 1
16. Gençlerbirliği 2 1
17. Malatyaspor 2 1
18. Denizlispor 2 1
19. Çaykur Rizespor 2 0
20. Ankaragücü 1 0
21. Başakşehir 2 0
Takımlar O P
1. Ankara Keçiörengücü 2 6
2. Tuzlaspor 2 4
3. Samsunspor 2 4
4. Adana Demirspor 2 4
5. Adanaspor 2 4
6. Balıkesirspor 2 3
7. Bursaspor 2 3
8. Altınordu 2 3
9. Bandırmaspor 2 3
10. İstanbulspor 2 3
11. Ankaraspor 2 3
12. Ümraniye 2 3
13. Akhisar Bld.Spor 2 1
14. Altay 2 1
15. Boluspor 2 1
16. Eskişehirspor 2 1
17. Giresunspor 2 1
18. Menemen Belediyespor 2 1
Takımlar O P
1. Leicester City 2 6
2. Everton 2 6
3. Arsenal 2 6
4. Liverpool 2 6
5. Crystal Palace 2 6
6. Tottenham 2 3
7. Wolverhampton 1 3
8. Brighton 2 3
9. Aston Villa 1 3
10. Leeds United 2 3
11. Chelsea 2 3
12. Newcastle 2 3
13. Man City 0 0
14. Burnley 1 0
15. M. United 1 0
16. West Ham 2 0
17. Sheffield United 2 0
18. Fulham 2 0
19. Southampton 2 0
20. West Bromwich 2 0
Takımlar O P
1. Granada 2 6
2. Real Betis 2 6
3. Villarreal 2 4
4. Celta de Vigo 2 4
5. Valencia 2 3
6. Osasuna 2 3
7. Getafe 1 3
8. Cádiz 2 3
9. Real Sociedad 2 2
10. Real Madrid 1 1
11. Eibar 2 1
12. Huesca 2 1
13. Real Valladolid 2 1
14. Atletico Madrid 0 0
15. Barcelona 0 0
16. Elche 0 0
17. Sevilla 0 0
18. Levante 1 0
19. Deportivo Alaves 2 0
20. Athletic Bilbao 1 0
banner29