banner30

banner62

28.01.2021, 22:00 1085

Yerbilimci olmanın dayanılmaz hafifliği

Yeniden dünyaya gelsem yine yerbilimci (Earth Scientist) olurdum. Neden mi? Çünkü Yerbilimci olmak Doğa’yı anlamaktır, Spil Dağı’nın zirvesinde 1500 metre yüksekliğinde okyanus tabanına ait 65 milyon yıl yaşındaki kayaların var olduğunu bilmektir, Bozdağlar’da 500 milyon yıl yaşındakı kayalar üzerinde kayak yaptığınızı bilmektir, Karaburun Yarımadası’nda dinozorların yaşadığı Jurasik döneminde Tetis denizinin olduğunu bilmektir, herhangi bir taşın içindeki fosillere bakarak taşın taşlaşmadan önceki zamanda yaşayan canlıların ne tür özellikler taşıdığını ve bu canlıların hangi ortamda ve ne tür bir iklimde yaşadıklarını bilmektir, kısacası Dünyanın oluşumundan bugüne kadar geçirdiği 4.5 milyar yıllık tüm evrimi, bu evrim içinde yaşayan canlıları, bu canlıların yaşadığı ortamları bilmektir. Yerbilimci olmak Doğa’yı sorgulamak demektir, dağların ve denizlerin neden ve nasıl oluştuğunu bilmektir, dünya üzerindeki tüm noktalarda yanal veya düşey yönde nasıl bir hareket olduğunu izleyebilmektir, yerkabuğunun deprem diye nitelendirdiğimiz kalp atışlarını sürekli dinleyebilmektir. Olası yıkıcı bir depremin nerede ve ne büyüklükte olacağını önceden tahmin edebilmektir. Doğal afet niteliğindeki sel, taşkın, heyelan, kaya düşmesi ve tsunami gibi etkileri önceden modelleyerek, toplumun afete karşı dirençli bir toplum olmasını sağlamaktır. Yerbilimci olmak depremin sismik tehlike kaynağı niteliğindeki fay dediğimiz jeolojik yapıyı kesip içine bakmak ve bu jeolojik yapının geçmiş dönemlerde neler yaptığını görebilmek ve buna göre fay üzerinde yapılaşmadan sakınmak için gereken önlemlerin alınmasını sağlayabilmektir. Bir fayın nasıl ve hangi şartlarda doğduğunu, nasıl büyüdüğünü ve neden/nasıl öldüğünü bilmektir. Yerbilimci olmak binalarımızın oturacağı zeminin tüm kimyasal ve fiziksel özelliklerini ortaya çıkartarak güvenli yapılaşmaya katkıda bulunmaktır. Yerbilimci olmak su kaynaklarını arayıp bulmaktır, Karaburun Yarımadasının ve alüvyon ile dolu havzalarımızın çok önemli bir içme suyu potansiyeli olduğunu bilmektir, su içerebilecek kayaları tanıyabilmektir, su kaynaklarından en iyi şekilde yararlanılmasını ve korunmasını sağlamaktır, yağmur sularının aşağılara süzüldükçe  ısındığını ve belli bir derinlikteki rezervuar niteliğindeki kayalarda birikerek nerelerde jeotermal potansiyel niteliği taşıdığını bilmektir. Yerbilimci olmak ülkemizin yeraltı kaynaklarını arayıp bulmak ve bu kaynakların çevreyi kirletmeden işletilmesine katkıda bulunmaktır. Yerbilimci olmak yol, köprü, baraj ve tünel gibi büyük mühendislik yapılarının yer seçimi ve inşasına katkıda bulunmaktır. Yerbilimci olmak jeolojik miras niteliğindeki jeolojik oluşumları bulmak ve bunları koruyarak, toplumun nezdinde ziyaret edilmesini ve gelecek nesillere bozulmadan aktarılmasını sağlamaktır, İnsana kazandırdığı bilgi birikimiyle, 3 boyutlu düşünme yanında zaman boyutunun da katılmasıyla her olayı en az 4 boyutlu düşünebilme yeteneği kazanmaktır, dağlarda yürümeyi bilmek, Doğa ile başbaşa kalabilmektir. Kısacası Yerbilimci olmak önemli bir ayrıcalıktır…Herkese öneririm….

Yorumlar (2)
Ozan Deniz 5 ay önce
Hocam bu güzel makalenizle bizleri topluma yalın ve anlaşılır bir biçimde çok güzel ifade etmişsiniz. Bu mesleği yapmayı siZden öğrendim, bize jeoloji mühendisliğini siz sevdirdiniz. Saygılarımla
Zafer Cengiz 5 ay önce
Branşımız "jeoloji olunca" deprem konusunda yer altında kalmaya mecbur muyuz Hocam? Deprem enerjisinin atmosfere yansıması gerçeklerinin "kapsam dışında tutulması" mümkün olabilir mi? #ÇEVAR
20°
açık