Yazarımızdan duygular üzerine...

“Benim inandığım aşkın bu yüzyılda mümkün olduğundan bile şüpheliyim. Ben şefkate inanırım aşkta. Bana baktığında gözlerinde o şefkati göremezsem, orada kalamam.” diyordu Gülşah Elikbank. Açalım dedik bu cümlelerini. Aşkı...

29 Ekim 2020, 12:01 Şafak Karadayı
Yazarımızdan duygular üzerine...

“Benim inandığım aşkın bu yüzyılda mümkün olduğundan bile şüpheliyim. Ben şefkate inanırım aşkta. Bana baktığında gözlerinde o şefkati göremezsem, orada kalamam.” diyordu Gülşah Elikbank.

Açalım dedik bu cümlelerini.

Aşkı konuşalım, kalbini soralım, biz de O’nun kitaplarında, satır aralarına konuk olalım.

Fantastik roman yazarlığıyla tanıdığımız, genç kesimin ilgiyle izlediği gazetemiz yazarlarından Gülşah Elikbank’ı konuk ettik sayfamızda. Yazarlığını sorduk, kitaplarını yorumladık birlikte.

Yaşadıklarını da yazabilmiş miydi o satırlara?

Duyguları, bakış açısı, sorumlulukları. Konuştukça derinleşen, gençlere kapılar açan duygularla geçen dakikalarda ortaya çıkanları aktaralım sizlere.

Öncelikle ülkemizde fantastik üçleme yazan ilk kadın yazar olarak anılmak nasıl bir duygu?

Bundan tam 10 yıl önce, Günebakan Üçlemesi romanlarım Siyah Nefes, Mavi Dağ ve Kızıl Ölüm’ü kaleme alırken hiç böyle bir niyetim yoktu. Bu kadar cüretkar olamazdım zaten o yıllarda. Ben sadece İstanbul’da beyaz yakalı yönetici hayatımdan fena halde bunalmıştım ve özgürleşecek, ruhumu iyileştirecek bir yol arıyordum. Bu yolu da edebiyatın gerçeküstü yanında buldum ve hiç düşünmeden ilerledim. Geriye dönüp bakınca, iyi ki yapmışım, diyorum tabii. Bu yol beni hiç tahmin edemeyeceğim başka kavşaklara ulaştırdı. Artık yazdığım romanlar farklı dillerde, başka ülkelerde de okunuyor.

Senden söz ederlerken hep genç yazar tanımı yapıyorlar. Bu genç kelimesi edebiyatta tam ne anlama geliyor?

Ben anladım ki, kaç yaşına gelirseniz gelin, uzunca bir süre en azından, genç yazar olarak kalacaksınız. Başlarda yadırgıyordum bu söylemin altının çizilmesini, sonuçta insanın yaşı değil, ne yazdığı önemli olmalı bana kalırsa. Ama bu, ustalaşmak için gerçek hayatın kuralları edebiyatta işlemiyor, demek bir bakıma. Buna da saygım var. Üstelik en sevdiğim yazarlardan Kafka, güzelliği görme yetisini koruyan hiç yaşlanmaz, diyor. Ben kendi ruhumda edebi bir gençlik görüyorum. Bir de benden genç olanların beni örnek aldıklarını görüyorum, kendimi onlara karşı da sorumlu hissediyorum. Bu yolda birlikte büyüyoruz galiba.

Bir de sizden hep aşk kadını, aşk yazarı olarak söz ediyorlar, değil mi? Doğru mu bu?

Keşke öyle olsa. Bir insanın dilinde en çok ne varsa, hayatında o yoktur. Zaten yaşayanlar da böyle yazarak vakit kaybetmez. Ben yaşanamayan aşkları daha doğrusu aşksız bir çağı yazıyorum. Bizim payımıza da bu düştü. Bu arada aşk kadını olduğumu düşünerek bana yaklaşanlar hep hayal kırıklığına uğradı. Çünkü ben görüp görebileceğiniz en mantıklı, rasyonel insanlardan biriyimdir. Gereksiz romantizmden, süslü iltifatlardan hiç hoşlanmam. Üstelik kelimelerin yalan söyleyebileceğini bilen biri olarak, söze değil eyleme bakarım. Kolay aşık olan biri hiç olmadım. Benim inandığım aşkın bu yüzyılda mümkün olduğundan bile şüpheliyim. Ben şefkate inanırım aşkta. Bana baktığında gözlerinde o şefkati göremezsem, orada kalamam.

İş hayatına da çok erken yaşta girmişsiniz. Bu da sizi yine epey erkenden yönetici koltuğuna oturtmuş ama sonra istifa edip bambaşka bir yaşam kurgulamışsınız. Neden zor yolu seçtiniz?

Ben üniversite ikinci sınıftan beri çalışıyorum. İlk işimde, yürümekten ayağımda sekiz tane nasır çıkmışlığı vardır. Ama ben zorlukları dert eden biri olmadım hiçbir zaman. Hayat yapısı itibari ile böyle tuhaf bir şey. Adil bir dünya yok, eşit şartlarda doğmuyoruz. Haliyle o eşitliği kendimiz sağlamaya çalışıyoruz. Ben de bu sebeple çok gayret ettim, karşılığını da aldım. Fakat bu kadar erken yaşta bunları yapmak, fark etmek ve direnmek ruhsal olarak bana ağır bedellere mal oldu. Ben de para yerine ruhumu korumayı seçtim. Kimilerine göre çılgınlık hatta aptallıktı yaptığım ama geriye dönüp bakınca, yine olsa yine aynısını yapardım. Zaten öyle geçmişinde yaşayan biri de değilim, hatalarımdan ders alıp yine ileriye bakarım. Pişmanlıklar için hayat yeterince uzun değil. Hayatımı İstanbul ve İzmir arasında geçiriyorum. İki şehrin de en güzel taraflarını yaşıyorum, daha ne olsun. Kendi yaşamımı ben tasarladım, ipleri elime aldım.

Sanat danışmanlığı da yapıyorsunuz. Yazarlığını olumsuz etkileyeceğini düşünmüyor musunuz bu işin? En son bu alanda hangi işi yaptınız?

Benim zihnim tek yönlü çalışmıyor. Üstelik düşünme hızım ve yaşamı yaşayış biçimim de oldukça yüksek tempoda. Hal böyle olunca, yazmak için yaşamanın içinde olmak gerekliliğini savunuyorum. En son çok gururlandığım, usta ressam Devrim Erbil için yaptığımız Seyrüsefer kitabı ve onun peşinden birçok şehirde gerçekleştirdiğimiz sanat konuşmaları dizisi etkinliği. Ama özellikle Ege bölgesinde birçok uluslararası projede benim parmağım, fikrim vardır. Adımın geçmesini her zaman tercih etmiyorum. Birçok belediye başkanına da danışmanlık yaptım zaten.  Şimdi de çok özel bir projeye hazırlanıyorum, yıllardır hayal ediyordum, doğru zaman ancak geldi. Bunlar benim coşkumu diri tutuyor. Yazı hayatımın parçası ama tamamı değil. Kendimi hiçbir yere, hiçbir insana ait hissetmediğim gibi, hiçbir işe de koşulsuz bağlı değilim. Bağımlılıklardan hoşlanmıyorum. İnsan her şeyi her an bırakmaya da hazır olmalı.

Peki o zaman Gülşah Elikbank hayattan ne bekliyor?

Hem çok şey, hem de hiçbir şey. Ben kendi içinde kendini müthiş önemli bulan ama evrenin ölçeğinde önemsizliğinin farkında olan biriyim. Bu nedenle hep iyimserliğimi korurum zaten başka bir duygunun insana faydası olduğunu da görmedim. İnsanlar iyimserliği saf bir mutluluk hali ile karıştırıyor. Bu dünyada mutlu olmanın imkanı yok fakat kendine küçük mutlu alanlar yaratmak kişinin elinde. Bir yazar olarak dünya ile bütünleşen işler yapmak istiyorum, özellikle de çocuklar ve kadınlar için… Ben hayallerin gerçekleştirmek için olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle hayal ettiğim her şey için plan yapıp çalışıyorum. Evrenden isteyeyim, olsun, demiyorum. Kader cesurlardan yanadır. Ben eylem insanıyım ama sözlerin gücüne bağlayıcılığının da elbette farkındayım. Doğru düşünmeyi öğrenmek bu nedenle önemli. Bir kadın olarak tek başına ayakta kalmak hiç kolay değil, kalbi ve zihni sağlam tutmak gerek.

Özel yaşamınız için dileğiniz var mı?

Ben sürprizleri seviyorum. Yaşamın bana tecrübe etmem gerekenleri sunduğunu artık öğrendim. Bu yüzden ümitsiz değilim, kalbim sevgiye açık, ruhum huzura düşkün. Hayat ne getirecekse, hazırım ama sahici bir yoldaşlık yaşayacağım biriyle omuz omuza bu zorlu dünyayla kavga etmek, fena olmazdı. Kızımın ve tüm çocukların aşkı doğru öğrenmesi, dahası gözleriyle görmesi gerektiğini düşünüyorum. Dünyayı aşkı bilen nesiller kurtaracak derken, biliyorsunuz Covid-19 için aşk hormonunun çözüm olabileceği konuşuluyor. Neden olmasın? Bir de dünyanın farklı ülkelerini görmek istiyorum, hatta Arjantin’e gidip tango öğrenmek istiyorum. Karavan alıp, sahil sahil onunla gezmek istiyorum bir de.

En sevdiğiniz romanınız hangisi?

Bu en çok sorulan soru tabii. Politik bir cevap verip, tüm kitaplarım benim çocuğum demeyeceğim. 5 kere Romanya Transilvanya’ya gitmeme sebep olan, Dracula’nınhikayesiyle zalimliğin, kötülüğün ne denli köklü, insanın kalbinde yer etmiş olduğunu anlamamı sağlayan Yalancılar ve Sevgililer romanımı söyleyeceğim. Hatta şimdilerde önemli bir yapımcı onu beyaz perdeye aktarmak için kolları sıvadı. Emeklerin karşılığını bulması güzel şey. Yola devam etme coşkusu sağlıyor.

Yorumlar (1)
Tuncay bayram 1 hafta önce
Başarılar dilerim her şey gönlünüzce olsun, enteresan bir kişiliğe sahip siniz ama sevgi herkese lazım aşk da.
13°
açık
Namaz Vakti 25 Kasım 2020
İmsak 06:31
Güneş 07:57
Öğle 13:03
İkindi 15:38
Akşam 18:00
Yatsı 19:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 8 16
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. M. United 8 13
10. Crystal Palace 9 13
11. Arsenal 9 13
12. Wolverhampton 8 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Valencia 10 12
9. Elche 8 12
10. Getafe 9 12
11. Real Betis 9 12
12. Barcelona 8 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 10 10
15. Eibar 10 10
16. Athletic Bilbao 8 9
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7
banner29