banner30

banner62

18.04.2021, 10:30 1

Ruhların Göçü veya Yeniden Doğuş

İnsanoğlunun varoluşundan beri merak ettiği iki konu vardır: yaşadığımız dünyada (1) geçmişte ne olmuştu ve (2) gelecekte ne olacak? Çok ilginçtir ki, ilk sorunun yanıtı jeolojik kayıtlarda saklı. İkinci sorunun yanıtı ise, yine geçmiş jeolojik kayıtları doğru tanımlayıp anlamamıza bağlıdır. Ruhların Göçü veya Yeniden Doğuş (Reenkarnasyon) da geçmiş yaşantıyı hatırlama ilkesine dayanır. Konuyu açacak olursak;

Jeoloji biliminin çok temel bir felsefesi vardır. Buna göre, günümüzde olan doğa olayları geçmişte de meydana gelmiştir. Yani doğadaki her şey jeolojik bir döngü içinde tekrar eder. Mesela günümüzde denizler var ise, geçmişte de deniz alanları var olmuş demektir. Bunu dağların üzerindeki kaya katmanlarını kırıp içine baktığımızda gördüğümüz denizel fosillerin varlığından anlayabiliyoruz. Benzer şekilde, bir bölgede günümüzde deprem oluyorsa, geçmişte de olmuş demektir veya bir bölgede geçmişte deprem olmuş ise, gelecekte de olacak demektir. Bu depremlere neden olan sismik kaynaklar (fay hatları) da, aynı canlı varlıklar gibi, doğar büyür ve ölür. Faylar doğduklarında milimetre uzunluğundadır, yer kabuğunu yavaş yavaş kırar, kırıklar zamanla birkaç kilometre uzunluğa erişir ve yıkıcı depremler üretmeye başlar. Fakat faylar zamanla yaşlanır ve başka bir fay tarafından kesilince ölür. Bugün Türkiye’de 11700 yıldan daha genç olan faylar diri (yaşayan) fay sınıfında değerlendiriliyor. Fakat diri fay sınıfında değerlendirilmeyen ölü faylar yerkabuğundaki stres yönlerinde değişim olduğunda yeniden canlanabilir. Mesela Anadolu’daki ölü fayların önemli bir bölümü, bölgedeki stres değişimlerine bağlı olarak yeniden dirilmiş (re-aktive olmuş) ve günümüzde deprem üretmeye başlamıştır. Faylarda tekrar eden bu yeniden doğuş insanlardaki Reenkarnasyona benzetilebilir. İnsanoğlu da doğar, büyür ve ölür. Fakat birçok inanışa göre de Ruh Göçü sayesinde başka bir bedende yeniden dirilebilir. Türkiye’de özellikle Adana-Mersin-Hatay yöresinde yaşayan Nusayrilerde gözlenen Reenkarnasyon dünya ölçeğinde Budistlerin başını çektiği bir buçuk milyar nüfusa yakın insan inancında kendine yer bulur.

Reenkarnasyon konusunda yapılmış çok sayıda çalışma şunu gösteriyor: Önceki yaşama ait bilgiler kozmik zihin sayesinde hatırlanıyor ve ruhun yeni yerleştiği bedende önceki bedene ait bir iz bırakıyor. Mesela benim sağ gözümde siyah bir leke var. Bu leke ruhunu taşıdığım insanda da mevcutmuş. Bunu çocuk yaşlarımda önceki yaşantımı hatırladığımda öğrendim. Yani Hataylı biri olarak, ben de önceki yaşantımı hatırlayanlardanım. Hatta üniversite çağlarımda Tıp okuyan arkadaşlar reenkarne olan insanlarda ruh ile beden arasındaki bağın çok zayıf olduğunu ve bu insanların astral seyahatlere çıktığını söylediklerinde, bunu uygulama kararı almış ve öğrenci yurdunda bir deneme yapmıştım. Bornova’daki yurt ranzasında sırt üstü uzanıp trans haline geçtiğimde üstten kendime bakmayı becermiştim. Fakat tam o aşamada insanın içine bir ölüm korkusu giriyor ve daha ilerisine geçilemiyor. Bu olaydan sonra birçok kez denediğim halde, üstten kendimi görme aşamasına geçemedim.

Tabii ki başka bir bedende yeniden doğuşun kadim bir geçmişi de var. Mesela, Şaman topluluklarında insanın birden fazla cana sahip olduğuna inanılır. Tek Tanrılı dinlerde ise reenkarnasyonun varlığına dair açık bir bilgi olmamasına rağmen, Kuran’da “Allah’ın varlığını nasıl inkâr ediyorsunuz ki, sizi ölü iken O diriltti, sonra yine sizi O öldürecek, yine sizi O diriltecektir; nihayet ahirette yalnız O’na döneceksiniz. (Bakara, 28)”, veya Musevilikte Hz. Adem'in önce Nuh, sonra İbrahim sonra da Musa olduğuna inanılır. Hıristiyanlıkta da kendine yer bulan reenkarnasyonu, Platon ve Pisagor gibi Antik Yunan filozofları da dile getirmiştir. 20'nci yüzyılın en büyük sürrealist ressamı Salvador Dali gibi insanların reenkarne olduğunu düşündüğümüzde, spiritüalist düşünce niteliğindeki reenkarnasyonun insan yaşamında en çok merak edilen konulardan biri olmaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Kısacası jeolojin temel ilkesinde belirtildiği gibi “The Past is the key to the Present”.

Yorumlar (10)
ALYA HAYAT YILMAZ 3 hafta önce
Muhteşem bir deneyim ve muhteşem bir yorum.
Niyazi Gürbüz 3 hafta önce
Üniversite yıllarında ben öğrenciyken, Hasan hoca yüksek lisans yapıyordu,biz aynı evde kalıyorduk,ben bugün yazdıklarını daha o Zaman kendisinden dinlemiş ve çok etkilenmiştim. Şunu diyebilirim ki hocam ruhunuzu her kimden aldıysanız çok güzel bir insanmış.Saygilar hocam...
Niyazi Gürbüz 3 hafta önce
Biz ünv. öğrenciyken Hasan hoca ile aynı evi paylaştık, ben bugün yazdıklarını daha o zaman kendisinden dinlemiş ve çok etkilenmiştim.Hocam siz ruhunuzu her kimden aldıysanız o çok iyi bir insanmış.saygilar...
Muharrem Kılınçarslan 3 hafta önce
Ilgimi çeken yazılarınızın bilimsel verilere dayanarak yazılmış olması
Muharrem 3 hafta önce
Muhteşem bir yazı bilimsel verilere dayalı olması ilgiç, tebrikler kutluyorum.
Osman tqmburcu 3 hafta önce
Çok boş bir yazı. Reenkarnasyon hiç bir inanç sisteminde yok çağdışı hint dinleri haricinde
OSMAN BEYE YANIT... 3 hafta önce
Wikipedia....Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır. Reenkarnasyon kavramı Asya dinlerindeki tenasüh kavramından biraz farklı olmakla birlikte, benzerlik arz eder. Günümüzde ruh göçüne inanan insanların sayısı bir milyarı aşmaktadır.[1] (Hindular, Budistler, Jainistler, Vikanlar, Kaodaistler, Ekistler, deneysel Spiritüalistler vs.) Ayrıca Dürzîlik ve Nusayrîlik gibi Orta Doğu'da yayılmış bazı dinlerde de bu inanış mevcuttur.
Niyazi Gürbüz 3 hafta önce
Üniversite yıllarında ben öğrenciyken, Hasan hoca yüksek lisans yapıyordu,biz aynı evde kalıyorduk,ben bugün yazdıklarını daha o Zaman kendisinden dinlemiş ve çok etkilenmiştim. Şunu diyebilirim ki hocam ruhunuzu her kimden aldıysanız çok güzel bir insanmış.Saygilar hocam...
OSMAN BEYE YANIT... 3 hafta önce
Wikipedia....Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır. Reenkarnasyon kavramı Asya dinlerindeki tenasüh kavramından biraz farklı olmakla birlikte, benzerlik arz eder. Günümüzde ruh göçüne inanan insanların sayısı bir milyarı aşmaktadır.[1] (Hindular, Budistler, Jainistler, Vikanlar, Kaodaistler, Ekistler, deneysel Spiritüalistler vs.) Ayrıca Dürzîlik ve Nusayrîlik gibi Orta Doğu'da yayılmış bazı dinlerde de bu inanış mevcuttur.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
24°
açık
banner29