Yaprak dökümü

Mustafakemalpaşa'daki Suuçtu Şelalesi ile çevresindeki huzurlu ormanları sonbaharın bütün renkleriyle görmek istiyorsanız tam zamanı... Suuçtu’nda her yer kayın, gürgen, meşe, ıhlamur, dişbudak, kestane ve akçaağaçlardan oluşan ormanlarda sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklarla örtülü, şelale daha coşkulu akıyor

ROTA 22.11.2020, 00:28 22.11.2020, 23:47
155
Yaprak dökümü

İzmirGazetesi-ENGİN YAVUZ

Sonbahar mevsiminin ilk yağmurları düşünce doğa arınır, temizlenir, sarı, kırmızı, kahverengi yapraklar daha canlı görünür ormanlarda… Fotoğrafçılık yapıyorsunuz güzün en güzel renklerini vizörlerinize kaydetmek için en uygun günlerdir bu günler…

Bursa Gölyazı’da da gündoğumu fotoğrafları çekmekti amacımız. 300 kilometrelik yolculuğumuza geceyarısından başladık. Küçük küçük molalar vererek ulaştık Gölyazı’ya… Tek kahvehanesi yeni açılmıştı henüz, birkaç erkenci müşterisi vardı… Ama hava tahmin ettiğimiz gibi değildi. İliklerimize işleyen soğuk ve sulusepken yağmur vardı. Ama adayı karaya bağlayan köprüsü, eski evleri, daracık sokakları ve sahil boyunca dizilmiş balıkçı tekneleriyle Gölyazı her zamanki gibi bütün güzelliklerini sunmuştu bize…

Gölyazı ve bu küçücük yarımadanın yer aldığı Uluabat Gölü’nü biraz tanıtalım size.

İzmir-Bursa karayolundan 5 kilometrelik yolculukla ulaştığımız Gölyazı, Uluabat Gölü üzerinde yüzüyormuş gibi görünen küçücük bir adacık. 4 bin nüfuslu sakin bir kasaba. Gölyazı bir zamanlar Apollon Krallığı‘nın başkentiymiş. Daha sonra Bizans, Osmanlı kim geldiyse iz bırakmış. Mübadeleye kadar bir Rum balıkçı köyüymüş. O zamanlar Uluabat’a Apollont, Gölyazı’ya Apolyont deniyormuş… Gölyazı küçücük ama tarihi eser kalıntıları, eski evleri, balıkçı tekneleri, ilkbaharda leylekleri ve asırlık ağlayan çınarı ile birçok zenginlik barındırıyor. Caminin yanıbaşındaki fırından bir sıcak ekmek almak ya da kahvehanede o eski sobanın çevresinde çay yudumlamak bile ayrıcalık.

Gölyazı’nın bir ucundan dokunduğu Uluabat Gölü 13 bin 500 hektarlık alanı kaplıyor. Deniz yüzeyinden yüksekliği 9 metre. Mustafakemalpaşa Çayı’ndan beslenen gölün suları Uluabat Deresi aracılığı ile Susurluk Nehri’ne karışıyor. Göl 2000’li yıllarda Çevre Bakanlığı tarafından Ramsar alanı olarak kabul edildi. Sivil toplum kuruluşları projesi ile 2001 yılı itibariyle dünyaca ünlü 19 gölü üyesinde barındıran Yaşayan Göller arasında Uluabat Gölü de yer aldı. Uluabat Gölü'nün büyük bölümü oldukça sığ ve derinliği 1-2 metre arasında. Gölün en derin yeri Halil Bey arasındaki mevkide 10 metreyi bulan çukurlukta. Doğu-batı yönünde uzunluğu yaklaşık olarak 25 kilometre, genişliği ise 12 kilometre. Yayvan çanaklı gölde yağışlardan sonra sularda yükselme görülüyor; çukur yerlerde taşkınlar oluyor. Böyle durumlarda gölün yüzölçümü 160 kilometrekareye ulaşıyor. Gölde bazı adacıklar ve kayalıklar da yer alıyor. Kalker yapılı olan bu adaların en önemlileri Halil Bey adası, Kız adası ve Heybeliada.

Yıllar geçtikçe sahilinden ortalarına doğru sığlaştığı biliniyor ve dibi çamurlu olduğu için rüzgarlı havalarda bulanıklaşıyor. 1996 yılı Ocak ayında yapılan sayımda 429.423 su kuşu sayılmış. 1996 sayımına göre alanda gözlenen kuş türlerinden bazıları arasında martı, karabatak, saz delicesi, ekin kargası, atmaca, saka, bahrili, çizgili genci, şahin, su tavuğu yer alıyor. Uluabat Gölü’nde ayrıca bol miktarda deniz canlısı yaşıyor. Sazan, kerevit, yayın, turna balıkları sürekli avlanıyor ve her gün göl içinde canlı balık yaşam havuzlarında ya da köy meydanlarındaki mezatlarda satılıyor.

TEHDİT ALTINDA

Uluabat Gölü de ülkemizdeki diğer göller gibi çevre sorunlarının tehdidi ile karşı karşıya. Bu bölgedeki orman tahribatı ve bu gelişmelerden dolayı meydana gelen arazi ıslahları, endüstriyel ve çevresel atık sebebiyle bu gölün kirlenmesi, balık ve kuşlar üzerinde yapılan avlanmalar, gölün çevresinde yanlış tarım uygulamaları, maden ocakları atıkları ile gölün dolması, gölden sulama için su çekilmesi, taşkından oluşan kısımların tarım için kullanılması, gölün etrafında çekilen setler ile gölün taşkın alanının daraltılması, gölün üzerinde bulunan hidroloji üzerinde yapılan müdahaleler Uluabat’ın geleceğini tehdit eden olumsuz etkenler arasında. Kirlilik yalnızca balıkların değil kuşların da ölümlerine neden oluyor. Balıkçılıkla geçinen yöre halkı göl ve çevresindeki tahribatı gidermek için buraya akan atık suları, kanalizasyonları toplayıp arıtacak bir bölgesel arıtma tesisi kurulmasını, göl çevresinde gölü kirletecek tesisler açılmasının önlenmesini, Mustafakemalpaşa çevresindeki fabrikalara da arıtma kurulmasını, kimyasal gübre kullanımına sınırlama getirilmesini istiyor.

Sonra geriye Mustafakemalpaşa’ya döndük. Kahvaltının ardından rotamız bu kez Suuçtu Şelalesi… Kayabaşı, Sünlük ve Muradiyesarnıç köylerini geride bıraktıktan sonra doğanın kuşattığı 15 kilometrelik yolu geride bırakıp ağaç yoğunluğundan güneş ışıklarının toprağa nadiren ulaştığı kayın, gürgen, meşe, ıhlamur, dişbudak, kestane ve akçaağaçlardan oluşan kesif ormanlığa ulaştık. Suuçtu’na birkaç kilometre kala derin vadilerin derinliklerinden başlıyor coşkulu suların sesi.

Asırlık kayın ağaçlarının örttüğü vadiler o kadar derin ki Karadere’yi yol kenarlarından görmek çok zor. Üzerimizi örten sonbaharı hayranlıkla seyrederken Suuçtu Şelalesi’ne ulaştık. Suları 38 metreden dökülen Suuçtu Şelalesi aslında bilinen, gidilen, görülen tek şelale ama Mustafakemalpaşa’da ormanın derinliklerine girince fark ettik ki Çataltepe’de bu mevsimde her yer şelale ve her yer orman… Bu ormanların bir ucu Balıkesir Ovası’na, bir ucu Susurluk yakınlarındaki Çataldağ’a kadar ulaşıyor. Onbinlerce hektarlık genişliğe sahip.

Buraya en son dört yıl önce gelmiştim. Ak bulutların gölgelediği tabiat parkına girince dört yıl önce gördüğüm mezbeleliğin yerinde yeller estiğini fark ettim.

BELEDİYE MUCİZESİ

Girişte ahşaptan yapılmış mütevazı bir kır kafesi. Ortalık sessiz ve tertemiz. Güleryüzlü görevliler karşıladı bizi. Mis kokulu demli çayı 1 liraya içtik, kahve içseydik 3 lira…

Mustafakemalpaşa Belediyesi burada önemli bir iş gerçekleştirmiş. Burayı yıllardır Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan kiralayıp şelale ve çevresini çöplüğe, derme çatma yapılarla gecekondu mahallesine çeviren işletmeciler gitmiş, yerine Mustafakemalpaşa Belediyesi gelmiş. Şelale ve çevresindeki alan ahşap malzeme ve doğal taşlar kullanılarak yeniden düzenlenmiş, pırıl pırıl olmuş. Şelalenin tam karşısına yine ahşaptan bir seyir terası yapılmış.

Artık eskiden olduğu gibi Karadere’nin yanıbaşında oturup mangal yakmak ve çöplerini bu doğa cennetinin tam ortasına bırakıp gitmek yasak. Suuçtu’nun ve Karadere’nin kenarı bu güzelliği izlemek ve fotoğraf çekmek isteyenlere açık. Piknik yasak. Piknik yapmak isteyen şelaleden birkaç yüz metre ötede yine ormanların içinde yapabiliyorlar pikniklerini. Bu tertemiz ortamı görünce aklıma Kazdağları Hasan Boğuldu, Darıdere, çöplüğe dönmüş Muğla’daki akarsu kıyıları geldi. Üzüldüm.

137 ENDEMİK TÜR

Suuçtu ve çevresindeki ormanlarda çok zengin bir doğa örtüsü var. Tükrük otu, dağ ıtırı, öksürük otu, çayır papatyası, eğreltiotları, sarı kantoron, asfalt otu, çuha çiçeği, keten, hindiba, nilüfer, ebegümeci, püsküllü tavşan, çan çiçeği, üçgül, tanıdığım ya da öğrenebildiklerimden bazıları. Sonradan bölgede 137 endemik tür tespit edildiğini öğrendim. Ağaç ve bitki cenneti burası…

Suuçtu Şelalesi’nde yaşadığımız birkaç saat mükemmeldi. Yaprakların örttüğü daracık patikalarda, tertemiz havayı soluyarak yürürken, sonbahar iliklerimize kadar işledi. Ben bu kadar anlatabildim, anlatmakla olmuyor, yaşayın derim. İlk hafta sonunuzda…

Yorumlar (0)
14°
açık
Namaz Vakti 26 Kasım 2020
İmsak 06:32
Güneş 07:58
Öğle 13:04
İkindi 15:38
Akşam 18:00
Yatsı 19:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 8 16
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. M. United 8 13
10. Crystal Palace 9 13
11. Arsenal 9 13
12. Wolverhampton 8 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Valencia 10 12
9. Elche 8 12
10. Getafe 9 12
11. Real Betis 9 12
12. Barcelona 8 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 10 10
15. Eibar 10 10
16. Athletic Bilbao 8 9
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7
banner29