Sonbahar geçerken

Güz, sarının bütün tonlarıyla kendini hissettirirken, Ege'de mevsimin en güzel günleri yaşanıyor. Bu mevsimden bizim payımıza da harika bir pazar günü düştü...

ROTA 08.11.2020, 00:15 08.11.2020, 18:09
89
Sonbahar geçerken

İzmirGazetesi-ENGİN YAVUZ

İzmir çevresinin en önemli antik yerleşimlerinden olan Sardes harabelerine İzmir’den Ankara karayolu üzerinden ulaşabilirsiniz. 88 kilometrelik yolculuğun ardından ören yeri Salihli’ye 7 kilometre kala karayolu üzerinde sağınızda yer alıyor, buraya Sart Köyü üzerinden gidilebiliyor.

Büyük bir uygarlık kurmuş olan Lydia (Lidya) Krallığı’nın merkezi Sardes kentiydi, antik kent kalıntıları işte bu uygarlıktan günümüze ulaşanlar. İzmir-Salihli karayolu üzerinde, otobüsle geçenler Gymnasion’u görürler. Geceleri de aydınlatıldığı için çok etkileyici görünür. Ünlü Kral Yolu Susa’dan başlıyor ve Sardes’de sona eriyordu. Batı Anadolu bütünüyle Perslerin eline geçtiğinde Sardes Pers egemenliğinin kalesi oldu.

Lydia yüzyıllık bir zaman diliminde Anadolu’nun en güçlü devleti olmuştu. Para basan ilk devlet olarak ticarette büyük ün kazanmışlardı. Kentin ortasından geçen Poktolos (Sart) Çayı beraberinde altın tozları getiriyormuş. Lydia’nın zenginliğinde altının da önemli payı olduğu anlaşılıyor. Çayın kenarında ortaya çıkarılan altın işleme atölyeleri şimdilik ziyarete kapalı tutuluyor. M.Ö. 546’da Perslerle yapılan savaşı kaybeden Lydia devleti yıkıldı. Kent Perslerin eline geçti, ateşe verildi, zengin Lydia hazinesi İran’a taşındı. M.Ö. 334’de İskender kente hakim oldu. Sonra Seleukoslar, Bergama ve Roma egemenliğine girdi. Sardes’de ilk kazılar 1910-1914 arası yapıldı ve buluntular New York Metropolitan Müzesi’ne götürüldü.

Harabeleri karayolu kenarından başlayarak gezebiliriz. Restore edilerek ayağa kaldırılmış olarak gördüğümüz yapı gymnasion-hamam kompleksidir. Hemen yanındaki ayağa kaldırılmış yapı M.S. III. yy’da eklenen sinagogdur. Önde gördüğümüz Gymnasion’un doğu cephesinin M.S. III. yy’da yapıldığı anlaşılmaktadır. Sütunlu avludan hamama girilir.

HALA MADEN ÇIKARILIYOR

Kentin ana yolu sinagog ile Gymnasion’un tam karşısında, asfalt yolun öbür tarafındaki büyük yapı rahip evidir. Bronzlu evin ilerisinde agora kalıntıları, akropolün güney eteğinde de Bizans surları kalıntıları görülmektedir. Surun devamını tiyatronun çevresinde de görebiliyoruz. Karayolunun Salihli yönüne devam edildiğinde avlulu Roma yapısı, Bizans Kilisesi ve Roma hamamı kalıntıları yer alıyor. Akropole doğru ilerlerken Roma Stadionu görülüyor. Yıkılan eskisinin yerine Roma döneminde yapılan 20.000 kişilik tiyatro, Sard Çayı boyunca Artemis Tapınağı’na doğru yüründüğünde mezar anıtlar ve muhteşem tapınak görülüyor. Tapınakta Artemis ile Kybele’ye birlikte tapılmıştı. Günümüze en iyi durumda ulaşmış Artemis tapınaklarından biridir..

Paktolos/Sart çayı kıyısında, Artemis tapınağına giden yolun batısında yeralan çukurda, Lidyalılar’ın altın işlikleri bulunuyor. Beton çatılarla korunan işliklerin ortasında Kybele sunağı bulunuyor. Civa ile karışık altın, Paktolos çayından koyun postları ile toplanıp tuz ile ergitilip ayrıştırılıyordu. Bugün de bölgede maden işletmeleri çalışmalarını sürdürüyor.

Bu yolculuğumuzda ikinci durağımız Salihli'nin Alahıdır Köyü yakınlarındaki Çakıcı Köprüsü ve Çıplak Değirmen...

Bozdağ’ın kaynak sularını Gediz’e taşıyan Kelebek Çayı’nın üzerine kurulmuş tek kemerli devasa bir taş köprü Çakıcı Köprüsü… Manisa civarında tespit edilen 39 tarihi köprüden biri olan Çakıcı Köprüsü hala yapıldığı ilk günlerin özelliklerini taşıyor. Ne bir eksik ne bir fazla… Çevresini kuşatan çınarların, akasyaların, dişbudakların, kavakların arasında tarihin derinliklerinden gelmiş gibi duruyor… Kulaklarımızda Kelebek Çayı’nın çağıltısı, soluklarımızda baharın mis kokuları… Köprüye çok yakın bir tepenin yamacına ise uzun yıllar önce su değirmeni olarak kullanılan ve hala çalışır durumdaki Çıplak Değirmen yaslanmış.

Çakıcı Köprüsü yapım tarihi net olarak bilinmese de dilden dile dolaşan söylentilere göre 1872-1911 yılları arasında yaşayan ve İzmir’in Kavakları türküsünde Çakıcı olarak anılan Çakırcalı Mehmet Efe zamanında yaptırılmış… Tarihi köprüyü ve coşkuyla akan Kelebek Çayı’nı kuşatan ağaçlar son yapraklarını da toprağa bırakmak üzere…

Tarihi köprüyü ve Alahıdır Köyü'nü geride bırakıp yeniden yola çıkıyoruz. Bu kez yolculuğumuz Salihli'nin Gökeyüp Köyü'ne...

Burası geleneksel çömlekçiliği hala sürdüren ve çileğin yanısıra çömlek üretip satarak geçinen halkın yaşadığı küçük bir kasaba. Kasabada birçok kadın gibi yaklaşık 20 yıldan bu yana evinin avlusunda çömlek üreten 63 yaşındaki Hatice Çekin, çömlekçiliğin atadan kalma bir meslek olduğunu belirterek çömleği nasıl ürettiklerini anlattı:

“Altı yuvarlak olduğu için kolayca dönebilen geniş bir çanağı sertleştirilmiş toprak zeminin üzerine koyuyoruz. Üzerine seramikten yuvarlak bir altlık yerleştiriyoruz. Sık sık ıslattığımız çamuru ovalayarak kabı biçimlendiriyoruz. Daha sonra çömleklerimizi bir odun yığınının üzerine istifleyerek açık ateşte pişiriyoruz. Pişirme işleminden sonra çömleklerimiz kullanılmaya hazır hale geliyor. Çömlek yapmak için kullandığımız killi toprağı çevresinde bol miktarda bulmak mümkün. Ayrıca çömleklerin üzerinde sır olarak mengele denilen malzemeyi kullanıyoruz. Böylece çömleklerimiz hem daha dayanıklı hem de daha gösterişli oluyor. "

GÜNDE 20 ÇÖMLEK

Gökeyüp kasabasında yaklaşık 30 kadının evinin bir odasında ya da avluda üretim yaparak geçimini sağladığını belirten Hatice Çekin, "Ben günde 20 çömlek üretiyorum ve tanesini 10 liradan satıyorum. Ama ilçelerde, şehirlerde çömleklerimizin 30 liradan satıldığını duyuyoruz. Tarlalarımız da var ama çömlek yaparak ek gelir sağlıyoruz. Çocuklarımızın çeyiz, düğün masraflarımızı çömlek satışından karşılıyoruz" dedi.

Gökeyüp'te, çoğunlukla kayrak taşı kullanılarak inşa edilen ve çoğu hala ayakta duran tek katlı, iki katlı evlerin sıralandığı daracık sokaklarda dolaştık, köyün geleneksel düğün törenlerine katılmak üzere hazırlanan kasaba sakinleriyle sohbet ettik. Bol bol fotoğraf çektik...

Günler hızla kısalıyor ve aydınlık saatler giderek azalıyor, her geçen gün güneş daha erken kavuşuyor. Uğrayacağımız duraklara olabildiğince kısıtlı zamanlar ayırsak bile insan günün ne kadar hızla tükendiğini anlamıyor. Bu gerçeği bile bile dönüş yolunda Marmara Gölü'ne uğramaktan da vazgeçmedik. Göl dedik ama bu haliyle kurumuş, çatlamış toprak bir düzlüğe dönüşmüş Marmara Gölü. Yok denecek kadar azalan su çok ilerilere çekilmiş. Teknelerin tamamı karaya oturmuş, kimisi yan yatmış. Film sahnelerini aratmayacak görüntüler vardı Marmara Gölü'nde.

Ama biz yine de burayı hiç görmeyenler için biraz tanıtalım.

Marmara Gölü, Gölmarmara İlçesi'nin güneyinde bulunan bir alüvyal set gölü. Gediz çöküntü havzası içinde bulunan gölün seviyesi, Gediz Ovası’nın seviyesinden daha alçak. Derinliği az olan gölün yüzölçümü 44,5 kilometrekare... Yağışın bol olduğu yıllarda göl alanının 71 kilometrekareye, en derin yerinin 7.20 metreye ve göl hacminin 320 milyon metrekübe ulaştığı biliniyor. Ancak son yıllarda yaşanan kurak kışlar nedeniyle göl suları olabildiğince içeride. Suyun çekildiği araziler ise yöre köylüleri tarafından tarla olarak kullanılıyor.

1992 yılında tamamen kuruyan ve artık balıkların pek yaşamadığı göl, 144 tür su kuşuna ev sahipliği yapıyor. Küçük karabatak, tepeli pelikan, küçük balaban, angıt, büyük akbalıkçıl, fiyu, pasbaş pakta, elmabaş pakta, bıyıklı sumru ve mahmuzlu kızkuşu alanda üreyen önemli türler. Özellikle; kılıçgaga, dikkuyruk küçük karabatak, tepeli pelikan, angıt, fiyu, büyük akbalıkçıl, pasbaş pakta, elmabaş pakta kış mevsimini gölde geçiriyor. Bahri, küçük ak balıkçıl, gri balıkçıl, kara boyunlu batağan, gece balıkçılı, kaşıkçı, erguvani balıkçıl, boz kaz, kuğu, yeşilbaş, boz ördek, elmabaş patka, çıkrıkçın, uzunbacak ve sakarmeke yörede üreyen diğer türler...

Marmara Gölü sahili ile buluşmak için iki yolunuz var. İlki Gölmarmara yolu üzerindeki Hacıveliler Köyü’nden, diğeri Tekelioğlu Köyü’nden...Özellikle gündoğumu ve günbatımlarında manzara benzersiz. Fotoğraf tutkunlarına mutlaka bu sahillere gitmelerini öneriyorum.

Marmara Gölü’nde günbatımına kadar oyalandık. Bir zamanlar suyla kaplı göl tabanında yürüyebildiğimiz kadar yürüdük. Güneşin kavuşmasını izledik. Yüzlerce kare fotoğrafla döndük İzmir'e...

Yorumlar (0)
16°
açık
Namaz Vakti 27 Kasım 2020
İmsak 06:32
Güneş 07:59
Öğle 13:04
İkindi 15:37
Akşam 17:59
Yatsı 19:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 9 17
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. Wolverhampton 9 14
10. M. United 8 13
11. Crystal Palace 9 13
12. Arsenal 9 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Athletic Bilbao 9 12
9. Valencia 10 12
10. Elche 8 12
11. Getafe 9 12
12. Real Betis 10 12
13. Barcelona 8 11
14. Osasuna 9 11
15. Deportivo Alaves 10 10
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7
banner29