banner30

banner62

Güz biterken

Bergama’nın Kozak Yaylası’nda sonbaharın son günlerinin tadını çıkardık. Yayla’da tüm gün dolaştık ama görmek istediklerimizin çok azını görmeye zaman bulabildik...

ROTA 28.11.2020, 23:25 29.11.2020, 16:36
Güz biterken

İzmirGazetesi-ENGİN YAVUZ

Bu hafta rotamızı Bergama’nın Kozak Yaylası’na çevirdik. Ağaçlarda yaprakların iyice azaldığı, güneşin daha da az aydınlattığı sonbaharın son günlerinden birini değerlendirmek istedik.

İlk olarak çınar ağaçlarının gölgesindeki Çınarlı mesire alanında çay molası verdik. Odun ateşinde pişirilen çayın tadına doyum olmuyor burada.

Yaylanın en büyük köylerinden Yukarıbey’den çıkar çıkmaz, devasa fıstık çamı ormanlarının, henüz yeşermeye başlamış kavakların, çınarların, meyve ağaçlarının ve yemyeşil meraların ortasında bulduk kendimizi…

Fotoğrafseverler en güzel fotoğraf karelerini makinelerinin belleğine kaydetmek için yarışırken ben de size yaylayı anlatayım dilerseniz.

5 MİLYON FISTIK ÇAMI

Kozak Yaylası Bergama’ya yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta. Deniz seviyesinden 500-1000 metre arasında yükseltilere sahip olan Kozak’ta 500 aile yaylacılık ile geçiniyor. 5 milyondan fazla fıstık çamı ağacının bulunduğu yaylanın kendi adıyla anılan üzümü de çok lezzetli.

Kozak Yaylası 67 kilometrelik Bergama-Ayvalık karayolu üzerinde yer alıyor. Yolculuğun her metresinden keyif alacağınızdan eminim. Hele ilkbaharda tadına doyamazsınız, görsel açıdan keyif yaşayacağınız doğa köşelerinden biri Kozak Yaylası.

Kozak binlerce hektarlık alana yayılan bir yayla. Bergama Krallığı'ndan beri fıstık çamına sahip bir bölge. Şu anda yılda 800 tondan fazla fıstık elde ediliyor. Üreticiler, bu nazlı ürüne kavuşmanın bedelini bir hayli ağır ödüyor. Bir ağacın kozalak vermesi için dikiminden sonra 10 yıl geçmesi gerekiyor. Nisana kadar kozalak toplama mevsimi devam ediyor. "Çam indirme" diyorlar bu işleme. "Keye" adı verilen sırıklarla toplanıyor kozalaklar. Bir ağaçtan ise yalnızca 7 kilogram çam fıstığı elde ediliyor. Bir ton kozalaktan 70-80 kilogram fıstık çıkıyor. Çam fıstığının toplanması Nisan ayı sonuna kadar devam ediyor.

GEZMEYE DOYAMAZSINIZ

Yaylada gezip görülecek birçok ilginç köşe var. Yalnızca ilginç kayalıklarla ve ormanlarla bezenmiş karayolu bile doğal güzellikler barındırıyor. Nebiler Köyü’ndeki şelaleyi mutlaka görün. Burada küçük bir kaplıca da var. Ayrıca mağarayı da görebilirsiniz. Ayvatlar Köyü yakınlarında henüz kazı çalışmalarının başlamadığı Perperene Antik Kenti yer alıyor.

Kayıtlara göre kent Aiolis'e bağlı, bakır ve üzümüyle ünlü bir yer Perperena… Strabon’a göre Pyrrha burnunun ve körfezin dışında terkedilmiş Kisthene kenti bulunur. Bunun yukarısında daha içerlerde bakır madeni, Perperene, Trarion ve bu ikisi gibi diğer yerleşimler de var. Bizanslı tarihçi Suidas'ın yazdığına göre MÖ 490 yılında Midilli kentinde doğmuş Midillili Hellanikos olarak tanınan antik yazar 85 yaşında Perperene 'de ölmüş. Perperene’nin kalıntıları oldukça geniş bir alana yayılıyor. Akropolde iç içe iki sur kalıntısı, 2000 kişilik tiyatro, bir mabet ve hamam, alabildiğine geniş bir ufku kucaklar. Bu kalıntılar Hellenistik ve Roma dönemlerine tarihlenir. Sikkeler üzerinde yer alan resimlerden Perperene'de Zeus, Athena, Apollon, Afrodite, Demeter ve Asklepios'un saygı gördüğü anlaşılır. Doğanın sarıp sarmaladığı kalıntıları görmenizi tavsiye ederim. Göbeller civarında kamp alanları ve yürüyüş parkurları var. Burası kuş gözlemciliği yapmaya da elverişli. Demircidere'de Türkmen geleneklerini incelemek için zaman ayırabilirsiniz. Aşağıbey köyündeki tarihi Roma hamamını da mutlaka görün.

AŞAĞIBEY’DE YAYLA OTELİ

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün Aşağıbey Köyü'nde yaptırdığı 30 yataklı otel yayla turistlerini ağırlıyor. Ayrıca Aşağıbey Köyü'nde köy evlerini de yaz aylarında kiralayabilirsiniz. Bergama'daki Kozak Garajı'ndan kalkan minibüslerle Kozak Yaylası'na ulaşılıyor. Özel araçlarıyla yaylaya çıkmak isteyenler Bergama'nın Şadırvan Mevkii'nden yön tabelaları izleyerek Kozak'a ulaşabilir.

Her şehrin, kasaba ve köyün birer dokuma merkezi olduğu Anadolu’nun zengin dokuma kültürüne sahip merkezlerinden biri de Kozak Yaylası. Kozak’ta Türk halı ve düz dokuma yaygılarının en iyi örneklerini bulmak olası. Kozak yöresinde günümüzde halı ve düz dokuma yaygılar (kilini, cicim, zili, sumak) dokunuyor. Bugüne gelebilen pedallı tezgâhlardan halkın, eskiden beri dokumacılık yaptığı, giyim-kuşam ve sergi ihtiyacını kendisinin ürettiği anlaşılıyor.

Günümüzde bu tezgâhlara, halk arasında, tızgâh (tezgâh) deniliyor. Tızgâhda, yakın zamanlara kadar düz dokuma yaygı (kilim), heybe, ihram (çarşaf), bel kuşağı, peşkir (havlu), iç ve dış çamaşırlar dokunuyordu. Günümüzde çarşaf, bel kuşağı ve çevrede yaşayan yörükler için yolluk tipi dokumalar üretiliyor. Kozak'ta eskiden her köyde halı dokunurken günümüzde bu gelenek 15 köyden yalnızca Karaveliler, Kıranlı, Çamavlu, Güneşli (Tekke), Terzihaliller, Yukarıcuma ve

Kozak Yaylası’nda yöresel peynirler, çamfıstığı, üzüm ve fıstık helvası çok seviliyor. Demircidere'de çok güzel keşkek yapılıyor. Bir de "gelin alma"da pişirilen "sura" var. Bu yemek yapılırken kemiksiz kuzu kaburga, Kozak fıstığı, kuşüzümü ve dağlardan toplanan otlar hep birlikte fırınlanıyor. Tadına doyamazsınız.

Bergama’dan dönüşte, günbatımını Şakran yakınlarında Kazıkbağları’nda izledik. Hızla bulutlanan gökyüzü bize hiç beklemediğimiz bir sürpriz yapsa da, denizin durgun düzeyinde oluşan yansımalar, kıyıda bağlı rengarenk sandallarla birleşince, ufukta kaybolmak üzere olan güneşten mahrum kalmış olsak bile, harika kareler kaydettik fotoğraf makinelerimize…

Yorumlar (0)
32°
parçalı az bulutlu