banner30

banner62

23.11.2021, 15:54 369

Romantik ilişkiler

Romantik ilişki, bireylerin karşılaması gereken temel duygusal ihtiyaçlardan biridir.

Maslow’a göre fizyolojik ihtiyaçlar ve güvenlik ihtiyaçları karşılandıktan sonra kişi ait olma ve sevgi ihtiyacı hisseder ve bu ihtiyacının doyumu doğrultusunda hareket eder.

Temele indiğimizde bebeklik çağında karşılanması gereken bu duygusal ihtiyaçlarımızın geleceğimize şekil verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. 

Bebek bağlanmak ister çünkü bağlanmak güven duygusunun varlığını gösterir. Birçok kuramcı bağlanma ve güvenin kişilik gelişimindeki etkisinden bahsetmiştir ( Freud, Ericson).

Yetişkinlerde dört çeşit bağlanma türü görebiliriz. Bunlar; Güvenli bağlanma, Korkulu bağlanma, Kayıtsız / kaçınmacı bağlanma, Saplantılı/ kaygılı bağlanmadır.

Güvenli Bağlanma

Kendisine ve çevresine karşı olumlu, kendisini ve çevresini sevilmeye değer bulan, arkadaşça, duyarlı, destekleyici, içten, yardımsever, dengeli ve daha az cezalandırıcı bireylerdir. Bir problemle karılaştıklarında baş etme becerisi yüksek kişilerdir.

Kayıtsız/Kaçınmacı Bağlanma

Kendilerini olumlu ve değerli görürler fakat karşılarındaki kişi onlar için değersiz ve olumsuzdur. Bağımsızlığa çok değer verirler. Başkalarına duydukları gereksinimi ve yakın ilişkilerin önemini reddederler.

Korkulu Bağlanma

Güvenli bağlanmanın tam tersi bir bağlanma türü diyebiliriz. İlişkilerinde hep bir güven sorunu vardır. Bu yüzden de yolunda gitmeyen, onaya aşırı ihtiyaç duyan ilişkiler içerisine girerler. Reddedilme, üzülme, kırılma gibi duygulardan kaçmak için hep bir mesafe koyarlar.

Saplantılı/Kaygılı Bağlanma

Hem reddedilmekten, hem de terkedilmekten korkarlar. En belirgin özellik kendilerine olan güvenlerinde eksikliktir. Romantik ilişkilerinde partnerlerine öfke ve kıskançlık gösterir. Gerçekçi olmayan beklentilere sahiplerdir.

AŞK TÜRLERİ

Aşk ile ilgili ne kadar çalışma olsa da yine de aşkın kesin bir tanımı yoktur çünkü aşk, bir kültürden diğerine değişmekle birlikte kişiden kişiye göre de değişkenlik gösteriyor.

Felsefe ve edebiyattan yararlanan Lee, altı farklı aşk tarzı içeren bir sınıflama yapmış. Bakalım hangisi sizi daha iyi yansıtıyor ?

Eros ( Romantik aşk)

İlk görüşte aşık olunur, tensel aşk esastır. Sevgi yoğun duygusal bir deneyimdir. Lee’ye göre bu aşk biçiminin rengi kırmızıdır.

Ludus ( Aşk oyunu)

Aşk oyunu oynarlar ve bunu kazanmaktan hoşlanırlar. Genellikle partner sıkıcı bulunduğunda ya da iş ciddiye bindiğinde ilişki bitirilir. Stratejilerden hoşlanır ve aynı anda birden çok kişiyle çıkıyor olabilirler. Bağımlılıktan veya vaatte bulunmaktan kaçınırlar. 

Storge ( Arkadaşça aşk)

Birbirleriyle arkadaş olan iki kişi ilişkiye başlar ve zamanla aşık olur. Partnerinin fiziksel özelliklerine öncelik vermekten ziyade ilişkilerindeki uyum, dürüstlük ve sadakate önem verirler. İlişki doyumları yüksetir.

Pragma ( Mantık aşkı)

Uygun eş bulmak için pazara çıkmaktır. Partnerlerinde belli özellikleri aralar. Ayrıca bizim kültürümüzde de olan ‘’ görücü usulü ‘’ evlilikleri bu aşk türünde değerlendirebiliriz.

Mania ( Deli gibi aşık olma)

Deli gibi aşık olan kişi partnerine yoğun duygular besler, kıskanç ve takıntılıdır. Reddedilmekten korkar.  Duygusaldırlar, sürekli olarak partnerini kaybetme korkusu yaşarlar.

Agape ( Özgeci aşk)

Koşulsuz ilgilenme, kusurlara rağmen sevme esastır. Kendini sevilen kişiye kayıtsız şartsız sunar. Hiçbir beklentileri yoktur. Dürüstlüğe önem verirler. Kendi isteklerini partnerleri için arka plana atabilirler. 

ROMANTİK İLİŞKİDE İLETİŞİM

Sağlıklı bir ilişkinin temelinde sağlıklı, açık, anlaşılabilir iletişim yatar. İlişkideki duygu yoğunluğu her zaman ilk baştaki gibi kalmaz. Çiftler bunu kabullenmek istemese de bu doğal bir süreçtir.

 İlişkinin başında birbirini tanıma isteği, belirsizlik gibi konuların giderilmesi için yapılan heyecanlı telefon konuşmaları, mesajlaşmalar, buluşmalarla birlikte artık birbirini tanımaya başlayan çiftin bu davranışlarında azalmalar görülebilir. Bununla birlikte ilişkideki ilk sorunlar başlar. Hatalı düşünceler baş gösterebilir. Ör: ‘’ onu ilk tanıdığım zaman böyle değildi, gece gündüz benimle ilgilenirdi ama şimdi benimle artık eskisi gibi ilgilenmiyor’’ Fakat bunun normal bir süreç olduğunu kabullenen çiftler bu duruma da kolaylıkla ayak uydurabilirler. ‘Artık birbirimizi tanımaya başladığımıza göre normal hayat temposuna geri dönebiliriz. Birbirimize fırsat verip daha sağlıklı bir süreç geçirebiliriz’ diye düşünen çiftlerin daha sağlıklı ilişki tarzı yaşayacaklarını düşünüyorum.

 Her zaman dediğim gibi tartışmalar her ilişkinin kaçınılmazıdır. Önemli olan tartışmanın şiddetidir. Tartışmayı yapıcı bir tartışmaya çevirmeye özen göstermek gerekiyor. Bu da sağlıklı iletişimden geçiyor. Sağlıklı iletişim için öncelikle;

-Eleştirmeyin, kınamayın, yargılamayın, görüşlerine saygı duyun.

-Ses tonunuza, vurgulamanıza jest ve mimiklerinize tartışma esnasında dikkat edin, karşınızdaki kişi yanlış anlamaya müsait bir durumda olacaktır.

-Karşınızdakinin ne demek istediğini anladığınıza emin olun ve anlatmak istediği şeyi ona özetleyin 

     ‘’……….  Bunu mu demek istedin? Doğru anlamış mıyım?’’

- Tartışma konusunda birbirinizi anladığınıza emin olduktan sonra partnerinizle birlikte çözüm önerileri sunun bu önerilerden uygun olduğunu düşündüğünüzü seçip uygulayın.

-Eğer hatalıysanız içtenlikle kabul edin.

-Olayları karşınızdaki kişinin bakış açısından görmeye çalışın.

-Eğer anlaşamıyorsanız bu konun daha sonra tekrar konuşulması talebinde bulunun. Biraz zaman iyi gelecektir.

Yorumlar (1)
Okan Sözbir 1 hafta önce
Bu kadar kopyala yapıştır size bile fazla sanki...
banner66