banner7

Ramazan'da nasıl beslenmeliyiz?

Müslümanların 11 ayın sultanı olarak nitelendirdiği Ramazan ayının bereket ve neşesini bu sene mayıs ayında yaşamaktayız. Yılın her döneminde önemli olan yeterli ve dengeli beslenme Ramazan ayıyla birlikte değişen öğün saatleri, azalan fiziksel aktiviteye karşın artan ramazan sofralarının bereketi ile bir  kat daha önem kazanmaktadır.

Bu yıl Ramazan ayını sağlık ve keyif dolu geçirmek istiyorum, ramazan ayından kilo almadan çıkmak istiyorum, uzun süren açlık arkasından gelen halsizliği yaşamak yerine orucumu dinç bir şekilde tutmak istiyorum diyorsanız, beslenme planınızda yapacağınız ufak değişiklikler işinizi kolaylaştırmada faydalı olacaktır.

  1. Hafif ve dengelenmiş bir beslenme uygulayın: Sağlıklı bir bireyin oruç tutması vücudu arındırır. Bu arınmayı sağlayabilmek için öğün sayısındaki azalma, uzayan açlık sürelerine uygun bir beslenme programı uygulanmalıdır. Bu dönemde tüm besin gruplarını( et grubu, süt grubu, süt grubu, meyve-sebze grubu) yeterli ve dengeli bir şekil içeren hafif ve hazmı kolay bir beslenme planı uygulanmalıdır. Kalsiyumdan zengin yoğurt, peynir, kabak çekirdeği, badem gibi magnezyumdan zengin gıdalar ile C vitamini içeren biber, kivi, çilek besinler sofraya eklenmelidir. 
  2. İftarı iki parçaya ayırın: Tüm gün boyunca aç kalan bedene bir anda yüklenmem kan şekerinde dalgalanmalara yol açar. Kan şekeri dengesizliklerini önlemek için iftar iki kısımda yapılmalıdır. İlk olarak hurma, peynir, bir kase çorba ve bol salata ile oruç açılarak 30 dk mola verilmelidir. Sonrasında ağır olmayan bir ana yemek yoğurt ve salata ile iftar tamamlanmalıdır. 
  3. Mutlaka sahura kalkın: Ramazanda en çok yapılan hataların başında sahura kalkmamak gelir. Değişen metabolizmanın dengeye ulaşması, uzun süren açlık nedeniyle gün içerisinde zorlanılmaması için sahura kalkmak gerekmektedir. Sahura kalkmak kadar önemli olan bir diğer nokta sahurda tüketilecek besinlerin ayarlanmasıdır. Sahurda haşlanmış yumurta, az yağlı peynir,  bol yeşillik , 1 porsiyon taze meyve, 2-3 tam ceviz tüketilmeli. Tüm gün daha tok kalabilmek için 2-3 dilim ekşi maya çavdar ekmeğinden faydalanılmalıdır. Barsal sisteminin düzenlenip gerginliğin giderilmesi içinse yeşil elma, kuru kayısı tüketilmelidir.
  4. İftariyelikleri doğru seçin: İftariyelik seçiminde yüksek yağ ve şeker içeriğine sahip besinlerden kaçınılmalıdır. Bunların yerine kuru kayısı, kuru elma, ceviz, fındık, fıstık gibi sağlıklı atıştırmalıklar, tuzsuz zeytin, hurma, tam tahıllı ekmek, yarım yağlı peynir gibi oruç tutmayı kolaylaştıracak besinler güvenli miktarlarda tüketerek vücudumuza katkı sağlanmalıdır. Özellikle hurma içerdiği vitamin ve mineraller ile bedenin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan önemli bir besindir. Yüksek oranda folik asit, magnezyum, kalsiyum içerir. Daha dinç oruç tutmaya yardımcı olur. 
  5. İştah Kontrolü için anahtar besinleri kullanın: Ramazanda iştah dengelemek, iftar sonrası tatlı isteklerini bastırmak için süper besinler faydalanmak isteyenlere şifa dağıtıyor. Ramazan alışveriş listenize tarçın, çörekotu, yumurta, kefir ve kuru fasulye, esmer buğdayı ekleyin. Bu besinler iştah kontrolünüzü sağlatarak ramazandan kilo almadan çıkmanıza yardımcı olur.
  6. Salatayı sofranızın vazgeçilmeziniz yapın:İftar ve sahur sofrasında yeşil yapraklı sebzelerin beslenmemizdeki önemini bir kere daha anımsayarak salata tüketme alışkanlığı kazanılmalıdır. Tükettiğimiz salatanın vitamin ve minerallerinden maksimum faydalanmak için salata malzemelerini mümkün olduğu kadar az bıçak darbesine maruz bırakma ve servise yakın hazırlama gibi ufak fakat önemli beslenme tüyolarından faydalanılmalıdır.
  7. Beyaz çay ve yeşil çay için: Beyaz çay, çay yaprakları okside olmadan, güneş ışığından korunarak tepe tomurcuğundan toplanan en kıymetli yeridir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda keşfedilen çeşitli sağlık faydaları ile dikkat çekmektedir. 

Yeşil çay, beyaz çayın aksine hasat edildikten sonra hemen kurutulan yapraklardan meydana gelir. Eski tıbbi yazıtlarda çayın uyarıcı özelikte olduğu, yorgunluğu giderme ve beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu yazılmıştır. Yeşil çayla ilgili yapılan çalışmaların pek çok çalışmada yeşil çay tüketiminin içerdiği kateşin sebebiyle kilo kontrolünde ve vücut yağını azaltmada önemli olduğu görülmüştür. Herhangi bir sağlık probleminiz yok ise ramazanda günde 2–3 fincan yeşil çay içerek kalbinizi ve bedeninizi mutlu edebilirsiniz

  1. Besin zehirlenmelerine dikkat edin: 15-48,8 derece arası besinlerin mikrobiyolojik tehlikesinin en yüksek olduğu sıcaklık aralığıdır. Yaz aylarında yüksek hava sıcaklığı özellikle et, süt, sütlü gıdalar gibi besinlerin mikrobiyolojik olarak tehlikeli hale gelmesini kolaylaştırmakta böylece gıda zehirlenmeleri oluşabilmektedir. Gıda zehirlenmelerini önlemek adına açıkta satılan besinlerden uzak durularak besinler kaliteli, hijyenine güvendiğiniz firmalardan temin edilmelidir. 
  2. Sıvı tüketimine özen gösterin: Ramazanda uzayan günler ve sıcak havalarla birlikte yetersiz su alımı, besin zehirlenmeleri sonucunda oluşan diyare(ishal), artan sıcaklıklar sonucunda terleme gibi nedenler ile vücudumuzdan sıvı elektrolit kaybı yaşanabilir. İftardan sahur vaktinin bitimine kadar olan süre içerisinde hiç kalori içermeyen doğal içeceğimiz olan suyu içmek için susamayı beklemeyin. Sıvı ihtiyacını karşılayabilmek için ayran, süt, soda, taze sıkılmış meyve suları, bazı bitki ve meyve çayları tercih edilebilir. 
  3. Sahurda 1 kase probiyotik yoğurt yiyin:‘Hipokrat kötü sindirim tüm kötülüklerin anasıdır.’ Demiştir. Barsaklarımız sindirim sistemimizin en önemli elemanlarındandır. Bağırsaklarımızda sindirime yardımcı olan zararlı bakterilerin yanı sıra yararlı bakteriler de mevcuttur. Sahurda 1 kase probiyotik yoğurt tüketmek veya gece ara öğünde 1 bardak light kefir içmek bağırsakların sağlıklı çalışmasına yardımcı olacaktır.

YORUM EKLE