SOYER VE CHP'DEN ANITKABİR ÇIKARMASI

CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediyesi Adayı Tunç Soyer beraberindeki CHP İzmir örgütü ile birlikte Ankara'ya çıkarma yaptı. Anıtkabir'i ve Bülent Ecevit'in mezarını ziyaret eden Tunç Soyer'e CHP İl Başkanı Deniz Yücel ve il örgütünün yanı sıra bazı belediye başkan ve başkan adayları da eşlik etti. Soyer'e Ankaralılar ve basın mensupları da yoğun ilgi gösterdi.

Yusuf Tomruk/İzmirGazetesi - CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer'in dünkü Ankara'ya Anıtkabir'e gitme çağrısı İzmir'de geniş karşılık buldu. Soyer'in Anıtkabir ziyaretine, İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve CHP İl Teşkilatının yanı sıra İzmir Milletvekilleri Ednan Arslan, Selin Sayek Böke, Kani Beko, Mehmet Ali Çelebi, Belediye Başkanları Abdul Batur, Mustafa İnce, Muhittin Selvitopu, Menderes Belediye Başkan Adayı Mustafa Kayalar, Dikili Belediye Başkan Aday Adil Kırgöz, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Halil Arda ve Foça Belediye Başkan Adayı Fatih Gürbüz de eşlik etti.

IŞIĞIN EN ÇOK AYDINLATTIĞI KENT

Tunç Soyer saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Mustafa Kemal Atatürk'ün anı defterine şunları yazdı: "Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Yönetim Kurulu Başkanı, İzmir milletvekilleri ve belediye başkanları olarak bugün sana geldik. Işığının en çok aydınlattığı kentlerden olan İzmir'de, seni ve düşüncelerini, devrimlerini halka anlatmak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Açtığın muhasır medeniyetler yolunun en kararlı takipçileri olmayı sürdüreceğiz.”

SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞTILAR

Soyer daha sonra Anıtkabir defterine yazdıklarını #Asklaİzmir hashtag'i ile sosyal medya hesaplarından paylaştı.

ŞİMDİ BUNLARI HATIRLAYALIM MI?
Soyer, bir gazetecinin "İzmir'de İYİ Parti ile ittifak yapıldı ama İl Başkanlığı'ndan size yönelik tepkiler var. Yine MHP ve AK Parti kanadından babanız Sayın Nurettin Soyer ile ilgili eleştiriler var. Bunlara bir yanıtınızın olur mu?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Bu, hakikaten 40 yıl öncesinde kalmış aslında. Artık tarihçilerin muhasebesini yapması gereken bir konu. Bunu bugünün Türkiye'sinde bir siyasi enstrüman olarak, bugünün siyasi tartışmalarına bir malzeme olarak kullanmak kimseye yakışmıyor diye düşünüyorum. Dahası çok karanlık bir dönem, hiç kimsenin arkasında duramayacağı, hiç kimsenin sahip çıkamayacağı bir dönem. Çok acılar yaşandı, kardeş kanı döküldü. Şimdi tekrar bu yaraları açmanın, bu yaraları deşmenin kime ne faydası olabilir? Ülkücüler, solcular, birbirlerini kestiler, birbirlerini vurdular, öldürdüler. Şimdi bunları hatırlayalım mı? Buradan tekrar 'ülkücüler kim, solcular kim' tartışmasını mı başlatalım. Ben çok yanlış buluyorum. Hiç kimseye de yakıştıramıyorum. Bugün dünyanın, Türkiye'nin, kentlerimizin önünde bambaşka konular var, bambaşka bir gelecek var. Biz artık şu faslı bir tarafa bırakıp bu paçadan çekiştirmeci siyaset anlayışından vazgeçip gerçekten performans üzerinden, başarı üzerinden, vizyon üzerinden siyaset yapmanın yolunu açalım."

Güncelleme Tarihi: 31 Ocak 2019, 14:45
YORUM EKLE