banner7

Bakan Soylu'dan flaş seçim açıklaması... Hiçbir manipülasyona alan bırakmayacağız

İzmir'de düzenlenen seçim güvenliği ile ilgili toplantıya katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çarpıcı açıklamalar yaptı. "Önce 'Suriyeliler oy kullanacak' spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer suspus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem Bakanlık olarak hem de YSK, belge ve rakamlarla cevap verdi. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız" diyen Soylu, "'Mürekkep tekrar gelsin' diyorlar. Yapılır yapılmaz, onun kararı verilir. Ama seçimin güvensizliği varmış gibi mürekkep tartışması getirmek doğru değildir" çıkışını yaptı.

Bakan Soylu'dan flaş seçim açıklaması... Hiçbir manipülasyona alan bırakmayacağız

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde altıncı toplantıyı düzenlediklerini söyledi.

'KENDİ BAŞARISIZLIKLARINA KILIF ARIYORLAR'

Seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Bakan Soylu, seçimin mesajına odaklanmak yerine, seçim iklimini bozmak isteyen bir iradenin olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

"Son yıllarda sürekli olarak seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Belli bir takvimle gündeme sürdükleri klişe senaryoları var. Üç aşamalı çalışıyorlar. Birinci aşamada seçmen askı listeleri üzerinden; sonrasında ifade hürriyeti üzerinden; son olarak da oyların sayımı üzerinden bir manipülasyon ortaya koymaya çalışıyorlar. Ya kendi başarısızlıklarına kılıf arıyorlar ya da ülkenin seçimler yoluyla, demokratik yollarla tahkim ettiği istikrarı bozmaya çalışıyorlar. Şu anda bu saydığım üç aşamalı iklim bozma çalışmasının ilk evresindeyiz. Önce 'Suriyeliler oy kullanacak' spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer suspus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem Bakanlık olarak hem de Yüksek Seçim Kurulu, belge ve rakamlarla cevap verdi. Hatta bu hafta ortası Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bölge toplantısında, jandarmamız üzerinden atılmaya çalışılan ahlaksız bir iftiraya tüm hukuki dayanaklarıyla ve rakamlarla cevap verdim. Şimdi sıradaki iftiralarını bekliyoruz. Ancak bizim alnımız aktır, tüm süreçlerimiz şeffaftır, ülkemizdeki bütün hukuk süreçleri eksiksiz çalışmaktadır; anayasal tüm kurumlar da Alah'a şükürler olsun görevinin başındadır. Şunu da net şekilde ifade etmek isterim. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız. Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz."

'SANDIK MÜŞAHİDİ SONUÇLARI KONTROL ETME ŞANSINA SAHİP'

Son yıllarda özellikle bilgisayar sistemleri işin içine girdikten sonra, seçim sonuçlarının alınmasıyla ilgili de dijital sistemler üzerinden bir iftira ortaya koyulmaya çalışıldığını söyleyen Bakan Soylu, bazen bir işin mantığının, bütün şaibeleri yok ettiğini ifade etti. Türkiye'de seçimlerin dijital ortamda yapılmadığını belirten Soylu, şunları kaydetti:

"Oy kullanımı da, oyların sayımı da dijital değildir. Vatandaş oyunu fiilen mühür basarak kullanır; sayımlar sandık başkanının başkanlığında, her partinin müşahitleri huzurunda yapılır; tutanağa geçirilir ve sonra da bunlar birleştirilir. Elbette ki sonuçların toplanması, kimin kazandığının hesaplanması noktasında veriler bilgisayara girilmektedir. Ancak kesin sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmi internet sitesinde sandık bazlı olarak yayınlanır. Yani eğer siz bir partinin sandık müşahidiyseniz, görevli olduğunuz sandıkta kime kaç oy çıktıysa, sandık sonuçları açıklandığında zaten bunu kontrol etme şansına sahipsiniz. Yani bizim seçim sistemimizde sürecin başında insan vardır, sonunda da yine insan vardır. Dolayısıyla oyların sayımı noktasında birilerinin bilgisayar yazılımı yoluyla veya birkaç tıklamayla sonuçlar üzerinde etkili olduğu iddiasının gerçekle bağdaşır yanı yoktur, bir mantıklı izahı da yoktur ve bugüne kadar hiçbir seçimden sonra sonuçlara etki edecek bu çapta bir itiraz vuku bulmamıştır."

TEDBİRLER ÜÇ ANA BAŞLIKTA ALINDI

İçişleri Bakanlığı olarak seçim ikliminin güvenliği noktasında tedbirleri 'kampanya güvenliği, oy verme güvenliği ve oy sayımı güvenliği' olmak üzere üç başlıkta ele aldıklarını belirten Soylu, şöyle dedi:

"Bütün bu süreçleri etkin ve verimli bir şekilde yürütmek için birimler arası koordinasyon ve iletişimi sağlamaya ayrı bir önem verdik. Seçimin tüm süreçlerini koordinasyon içinde takip etmek ve herhangi bir aksaklığa meydan vermemek için Bakanlık merkezimizde bir bakan yardımcımızın başkanlığında 'Seçim Koordinasyon Komisyonu' oluşturduk ve hemen iki toplantı gerçekleştirdik. Aynı şekilde her ilde GAMER (Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı) bünyesinde bir vali yardımcısı başkanlığında seçim koordinasyon merkezleri oluşturulmuştur ve buradan da merkezdeki komisyonumuza bilgi akısı sağlanmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra emniyet ve jandarma birimlerimizde merkez ve illerde olmak üzere yine seçim koordinasyon merkezleri oluşturduk. Bu merkezlerde toplam 6 bin 939 personel görevlendirdik ve bu personelin tamamına eğitim verdik. Süreçlerle ilgili sadece kendi içimizde değil kamuoyu ile de sağlıklı bilgi paylaşabilmek maksadıyla illerimizde sayın valilerimiz de basın mensuplarıyla belirli aralıklarla seçim güvenliği ile ilgili toplantılar yapacaklardır."

'POLİSE, JANDARMAYA KARŞI GELMEK MARİFET DEĞİL'

Kampanyada güvenlik tedbirlerini planlarken ifade ve propaganda hürriyetinden taviz vermemeyi ve bu konuda hukuktan sapmamayı temel prensip olarak belirlediklerini anlatan Soylu şunları söyledi:

"Yani bir yerde stant açılıyorsa, bir miting düzenleniyorsa ve yasal izinleri alınmışsa, burada gerekli tüm güvenlik tedbirleri, propaganda faaliyetlerine engel olmayacak şekilde alınacaktır. Burada en temel çizgimiz, hukuktur. Yasal izinler ve prosedürler noktasında herkesin hassasiyet göstermesi en büyük arzumuz ve ricamızdır. İyi niyetle de olsa gelişigüzel stant açılmamasına, rastgele miting veya yürüyüş düzenlenmemesine, bu konulardaki yasal çerçeve neyse buna riayet edilmesini rica ediyorum. Böyle bir program yapmak isteyen parti veya adayların, olabilir, konuyla ilgili net bir bilgisi yoksa bile en azından en yakın emniyet biriminden veya mülki amirden süreçle ilgili bilgi almaya çalışması, bence en doğru harekettir. Arkadaşlar,  bizi hukuk korur. Hukuktan sapmadığımız sürece, bütün süreçleri sağlıklı bir şekilde yürütme imkanımız olur. Bildirimde bulunmadan bir stant açıp veya yasal izinleri alınmamış, korsan bir gösteri düzenleyip sonra polisle karşı karşıya gelmek, jandarmayla karşı karşıya gelmek marifet de değildir, siyaset yapma usulü de değildir. Dolayısıyla bu faaliyetlerle ilgili olarak tarafların ilgili mevzuatı takip etmesi hususunu tekrar rica ettiğimi, burada herhangi bir kanunsuzluğa da göz yumamayacağımızı ifade etmek isterim."

400'DEN FAZLA POLİS YAKA KAMERASI

Huzur uygulamalarında ve mitinglerde daha önce de uygulanan üçüncü göz uygulamasına, bu dönemde de aynen devam edileceğini ifade eden Soylu, "Bu yöntemde, sahada iki personelimiz denetim yaparken bir üçüncü personelimiz de daha dışarıdan onları izliyor. Böylece ekip olarak alanı daha geniş bir bakışla takip etme imkanı buluyoruz. Bir de buna ilaveten, online bağlantı sağlayabildiğimiz polis yaka kameraları alıyoruz. Şu an itibarıyla sayıları bildiğim kadarıyla 400'ü geçmiş durumda. Normal polis kameraları haricinde bu yeni nesil yaka kameraları, üzerinde taşıyan polisin gördüğü görüntüyü aynı anda canlı olarak merkezden izleyebilmesine imkan tanımaktadır. Dolayısıyla mitinglerde, toplumsal olaylarda merkezden risk analizi yapabilmemize ve ekiplerimizi yönlendirmemize imkan tanıyor" dedi.

'MÜKERRER OY SÖZ KONUSU DEĞİL'

Kolluk kuvvetlerinin oy kullanması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bakan Soylu şunları ifade etti: "Afrin'e gidecek, Cerablus'a gidecek, ailesini çoluğunu çocuğunu bırakacak, gelip Kilis'in Hatay'ın, Gaziantep'in bir ilçesinde oy kullanamayacak. Niye? Efendiler böyle istiyor diye. Böyle haksızlık var mı? Ona oy kullanım hakkı vermemiz bizim anayasal sorumluluğumuzdur. Her seçim öncesi aklı başında insanların bunların içine girmesi hoş değil. Öbür taraftan, 'Mürekkep tekrar gelsin' diyorlar. Yapılır yapılmaz, onun kararı verilir. Ama seçimin güvensizliği varmış gibi mürekkep tartışması getirmek doğru değildir. Eskiden mükerrer oylar vardı. Eskiden sistemler birbilerini görmüyorlardı. Eskiden kimlik numarası üzeriden yazılımlar gerçekleşmiyordu. Bir mükerrer oy söz konusu değil. Kimsenin buna bir itirazı yok. İzmir'in bir ilçesinde yazılı olan birinin başka bir ilçede yazılması söz konusu değil."

'ŞAPKAYI ÖNÜNE KOYUP, ADAM KAZANDI, DEDİ'

Seçim güvenliğine ilişkin gerçeği yansıtmayan tartışmaların yapıldığını dile getiren Bakan Süleyman Soylu, "Biz dünyanın en güvenli seçim yapan ülkelerinden biriyiz. En üstteyiz. Seçim konusunda en çok geçen seçim itirazlar oldu. 'Saat 17.00'de Yüksek Seçim Kurulu'na çağırıyorum' diye söylenen şahıs, 1,5 saat sonra şapkayı önüne koyup 'Adam kazandı' dedi. Peki önceki sözler, toplumu tahrik etmeye yönelik sözler, sorumsuz davranışlar... Bunları herkes görüyor" dedi. Siber güvenliğin bu seçimde de önemli bir konu başlığı olduğunu vurgulayan Bakan Soylu, "Burada iki noktada önlemlerimiz olacak; birincisi veri güvenliğidir. Yani banka, kamu kurumları ve diğer kurumların hesaplarına ve bilgilerine karşı düzenlenerek bir şekilde kaos oluşturmaya yönelik faaliyetler noktasında tedbirlerimiz var. Bir de sosyal medya üzerinden spekülasyonlar yaparak seçim sonucunu etkilemeye veya toplumsal bir hareketlilik meydana getirmeye çalışan kişilere karşı tedbirlerimiz olacaktır. Bu noktada 'Bilişim suçları ile mücadele ekipleri oluşturuyoruz. İnşallah bu noktada da herhangi bir zafiyete müsaade edilmeyecektir" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2019, 14:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER