banner30

banner62

02.06.2021, 11:05 1146

Otoriteye itaat

Merhaba,

Bugün sizlere sosyal psikolojinin konusu olan otoriteye itaati, 1961 yılında yapılan bir deney ile açıklamak istiyorum. Deneyi, Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram yapmıştı. Bu deney için öncelikle öğrenci (işbirlikçi), öğretmen (denek) ve bir araştırmacı (işbirlikçi, otorite figürü) gerekiyordu. Deneyin araştırma konusu öğretmenlerin (denek) kişisel inancına denk düşmeyen komutları bir otoritenin varlığında ne derece yerine getirebildiklerini ölçmekti. Deneyin amacı bu olsa da Milgram amacı katılımcılara doğrudan söylemek yerine, öğrenme ve hafıza ile ilgili bir araştırmada yer alacaklarını aktardı. Katılımcılar laboratuvara geldikten sonra onlara deneyi açıkladı. Fakat yine katılımcılara söylediği deney amacı farklıydı, katılımcılar bu kez de cezanın öğrenme üzerindeki etkisinin ölçüleceğini sanıyorlardı.

Deneye başlamadan önce sözüm ona iki katılımcı vardı (öğretmen ve öğrenci) ve katılımcıların hangi rolü alacakları kura ile belirleniyordu. Bu arada öğrenci (işbirlikçi) aslında deneyin her aşamasını, sırrını biliyordu. Çekilen kura da buna göre önceden ayarlanmıştı zaten.

Deneyde öğrencinin görevi, ona verilen sözcükleri ezberlemekti. Öğretmenin görevi de sözcükleri doğru olarak ezberleyemeyen öğrencilere elektrik şoku vermekti.

Öğretmen hazırlık aşamasındayken öğrencilere elektrot bağlandığını görmüştü ve deneycinin öğrenciye “şoklar acı verse de elektrot macunlarının deride kalıcı hasar bırakmadığını” söylediğine ve öğrencinin deneyciye kalbinden rahatsız olduğunu söylediğine kulak misafiri oldu. Ardından öğretmen farklı bir odaya geçip şok veren cihazın önüne oturtuldu.

Öğretmene, öğrencinin yaptığı her hata için 15 voltluk artışla elektrik şoku vermesi söylendi. Yani ilk hata içi 15, ikinci hata için 30, üçüncü hata için 45 volt verecekti ve böyle artarak devam edecekti. 

Şok jeneratörünün üstünde 15 volttan 450 volta kadar uzanan aralık vardı. Bu aralıklarda voltaj şiddeti hakkında fikir veren cümleler de bulunuyordu. Mesela;

75 volt= orta derecede şiddetli şok

135 volt= güçlü şok

375 volt= tehlikeli, en şiddetli şok

435 volt= XXX

(Şok jeneratörünün üzerinde bunlar yazsa da aslında içeride öğrenciye şok verilmeyecekti, bunlar önceden hazırlanmıştı. Amaç öğretmenin bunun gerçek olduğuna inanmasıydı)

Milgram, bu deneye başlamadan önce 39’u psikiyatr olmak üzere 110 uzmana danışmıştı. Acaba öğretmen rolündeki kişiler araştırmacının komutlarına itaat eder mi diye ve aldığı yanıt çoğunlukla hayırdı. Öğrencinin karşı çıkışlarıyla öğretmenin devam etmeyeceklerini bildirdiler.

75 voltta öğrenciden hafif bir inleme sesi duyuldu, 120’de bağırarak şokun canını acıttığını, 150’de deneyi bırakmak istediğini, artık dayanamayacağını söyledi.300 volta gelindiğinde öğrenciden artık ses gelmiyordu. Bu aşamada araştırmacı bunu yanlış cevap olarak kabul etmesini ve şok vermeye devam etmesini söyledi. 

Öğretmen, deney ilerledikçe rahatsız olmasına rağmen araştırmacı “lütfen devam edin” gibi sözlerle öğretmenin deneye devam etmesini sağlıyordu. 

Öğretmen yine deneyden çekilmek, öğrenciyi kontrol etmek istediğini söylediğinde araştırmacı “deneyin başarısı için devam etmeniz gerek, başka seçeneğiniz yok” gibi şeyler söylüyordu.

Bu araştırma tamamlandığında sonuç içler acısıydı. Öğretmenlerin %65’i 435-450 volta kadar çıkmışlardı. Yani katılımcı itiraz etse de otoriteye itaat edip devam etmişti. Bu deney çeşitli versiyonlarla defalarca tekrarlandı. Milgram bu deneyin sonuçları hakkında “kurbanların çığlıkları katılımcının kulağında çınlamasına rağmen kazanan taraf otorite oldu, yetişkinler bir otorite komutlarını sonuna kadar uygularken bunlara yüksek düzeyde gönüllü oldular. Sıradan, kendi işini gücünü yapan insanlar bile korkunç bir yıkıma araç olabilirler, çok az insan otoriteye direnebilecek iradeye sahip” demiş.

Bu deney geçenlerde internette gördüğüm bir videoyu bana hatırlatıyor. Video, İsrail’in Mescid-i Aksa'daki Filistinlilere uyguladığı vahşetle alakalı. İsrail polisinin yaka paça götürdüğü genç kadınlardan biri İsrail askerine “Biliyorum sen de bir insansın, bir ailen var, belki çocukların var. Onlar büyüdüğünde zalimlerin tarafında olmasını ister misin?" dediğini hatırlatıyor.

Bu deneyden, yapılan katliamlarla ilgili bir sonuca ulaşabilmek olası. Kurban görülmediği taktirde bir otorite eşliğinde düğmeye basıp katliam yapmak kolay gibi görünüyor.  Bir savaş uçağının tek bir tuşla yerleşim yerini toz duman etmesi, o halka kıyması oldukça kolay gibi böyle bakınca değil mi? Peki o insanların gözlerinin içine bakıp yapılabilir miydi acaba? Çok ciddi patolojiler yoksa, nefs-i müdafaa vs. yoksa yapılamazdı diye düşünüyorum ben. Bu konuyla ilgili günümüzden, yakın geçmişimizden örnekler oldukça fazla ne yazık ki.

Son olarak konunun bir de etik boyutunu ele almak gerekirse eğer Milgram’ın yaptığı bu deneyin etik değerlere uymadığını söyleyebiliriz. Peki neydi bu etik hatalar?

-Katılımcıları araştırmanın amacıyla ilgili yanıltmak. (Hatırlarsak ilk önce katılımcılara öğrenme ve hafıza ile ilgili bir araştırmada yer alacaklarını söyledi. Daha sonra katılımcıların laboratuvara gelmesiyle daha farklı bir amaç söyledi, bu cezanın öğrenme üzerindeki etkisiydi. Aslında ölçtüğü şey ikisi de değildi.) Katılımcılar gerçek araştırma konusunu bilmediklerinden rızaları gerçek anlamda alınmış değildi.

-Katılımcı deneyden çekilmek istediğinde buna müsaade edilmedi. (Yine hatırlarsak katılımcının rahatsız olmasına rağmen “lütfen devam edin, araştırmanın başarısı adına devam etmeniz gerek” gibi cümleler kurulup katılımcının üzerinde bir baskı oluşturuldu.)

Bu araştırmayla birlikte, araştırma yapacak olan psikologların etik çerçevesi belirlenmiş oldu. En önemli kurallara değinmem gerekirse,

-Araştırma hakkında eksiksiz bilgi vermek, 

-Araştırmanın herhangi bir aşamasında katılımcının araştırmadan çekilmek istemesi dahilinde hiçbir cezai işlemin uygulanmaması,

-Katılımcı araştırma sonucunda eksiksiz ve doğru biçimde bilgilendirilmesi bundan sonraki araştırmaların önemli kurallarından sayılacaktı.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle,

Sağlıkla kalın…

Yorumlar (0)
19°
parçalı bulutlu
banner29