05.02.2020, 12:54 49

Mutlu Beyin-Bir kitap incelemesi

Bu yazımda, bir kitaptan bahsedeceğim. Keyifle okuduğum hatta bir kaç kez geri dönerek bazı bölümleri tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Loretta Graizano Breuning tarafından yazılmış.

Doğa ana, bize yapmamızı istediği sıkıcı ve yorucu işler için bazı ödüller vermiş. Hayatta kalmak içinde bazı uyarıcılar. Bizim hayatımızı yöneten en önemli motorlar bunlar. Çok etkili itici güçler…

Savaş ya da Kaç!

Bundan binlerce yıl önce atalarımız Aslan’la karşılaştı. Kendisinden daha güçlü ve hızlı bu yırtıcıya karşı kaçması gerektiğinin bilincine vardı. Hani konuşurken “Yüreğim ağzıma geldi” deriz ya! İşte o zamanlardan kalan bir duygu bu. Kalbimiz hızla çarpmaya başlar, daha sık nefes alırız. Kaslarımız gerilir. Aslında bu vücudumuzu muhtemel büyük bir savaşa hazırlar ya da tabanları hızla yağlayıp en yakındaki ağaca tırmanmamızı sağlar. Elbette bu alarm sayesinde hayatta kalan atalarımızın genleri bize kadar aktarıldı, kaçamayanlar aslanlar tarafından elendi.

Ama günümüzde, patrondan azar işittiğimizde, trafikte biri direksiyonunu önümüze kırdığında neredeyse ona çarpacak duruma geldiğimizde benzer bir alarm mekanizması çalışıyor. Fakat gerçekte aslanlar kadar büyük bir risk değil bu.

Buna hayat pahalılığı, kalabalık, gürültü, rekabet gibi faktörler girdiğinde yüreğimiz ağzımıza gelmese de bizi sürekli kaygılandıran bir başka hormonal mekanizma çalışıyor. Ama hiçbiri hayati bir risk taşımıyor. Aslanlarla karşılaşmıyoruz. Ama vücudumuz aslanlarla karşılaşacağını sanıyor. Kaygılarımız atalarımızı hayatta tuttu ama bizi derin bir mutsuzluğa doğru itiyor.

***

Acılardan yumaklar ördüm kendime

Kendimizin ve çevremizdeki insanların kaygılı olmaya daha eğilimli olduğunu farketmişizdir. Rahat olan atalarımız yukarıda anlattığım meka-nizma ile elimine oldular. Aslanlar ve hayatı tehdit eden diğer durumlar günlük hayatlarının içindeydi. Ama yerleşik düzen ve kentleşme ile bu hayati riskler ortadan kalktı ve gündelik hayatın sıradan stres faktörleri başka bir şekilde hayatımıza girdi. Ancak alarm mekanizması devam ediyor ve bu bizi kaygılı bireyler yaptı.

İyi bir habere inanmak konusunda her zaman kuşkulu ama kötü bir habere ya da felaket haberine karşı ise daha ilgiliyiz. Yalan olduğunu bile bile hemen inanırız. Çünkü bu olasılıkları tahmin etmek atalarımızı hayatta tutmuştu. Dedikoduların hep kötüsüne inanmaya eğilimliyizdir. Dilin gelişimi bile dedikodu sebebiyle oluştu diye bir teori var. Topluluğun içinde olan bitenleri öğrenmek için. Kim liderliğe oynuyor, ne zaman kavga kopacak, kimin yanında yer almalıyım ve hayatta kalmalıyım, aşağı ırmak yatağında aslanlar varmış, Mahmut’u ve Halime’yi onlar yemiş…

İlginç olan kısmı ise, acılardan ve kaygılardan garip bir şekilde haz duyduğumuzdur. Bir çeşit bağımlılık gibi, acı zevk verir ve daha fazla zevk alabilmek için acı ve kaygıları derinleştiririz. Kendimizi bir girdabın içine sokar ve en dibe inene kadar bu girdabı körükleriz. En dipte olmanın verdiği hüzün ve tatlı bir keyif vardır. İşte bunun kimyasal bir mekanizması da var. Bunu anlatarak başlıyor kitap.

Haz Merkezi

Beynimizin yan tarafında bir zeytin çekirdeği büyüklüğünde bulunan haz merkezi ise, mutluluğa doğru koşmamızı sağlayan dört önemli kimyasal maddenin salgılanmasından sorumlu. Bu kimyasal maddelere karşı beyin kolayca bağımlı hale gelebiliyor. Yani mutluluk bir bağımlılık türü olabilir. Tıpkı kaygı ve acı gibi. Garip bir şekilde acının haz verdiğini ve daha çok acıyı deneyimlemeye çalıştığımızı anlatmıştım. Beyin bu haz duygusuna karşı bağımlı oluyor.

Yani mutluluk bağımlılık yapan bir durum. Yazar, mutluluk yolunda atacağımız adımların, yaklaşımların başta sıkıcı gelse de 45 gün düzenli olarak tekrarlandığında sağlam bir yola dönüştüğünü anlatıyor. Yani mutluluk öğrenilebilir ve kalıcı hale getirilebilir.

Uyuşturucu ve kumar

Üremek, sosyal olarak kabul görmek gibi duygular, doğa anamız tarafından ödüllendirilmiş. Bu sayede bir toplum içinde yaşıyor, o toplumun daha iyi olması için kurallara uyuyor, hatta o toplumlara liderlik etmek için mücadele ediyoruz. Üremek gibi aslında sıkıcı bir işi ve sonunda yıllarca bize bağımlı olan insan yavrularını yetiştirmek gibi zahmetli bir işi üstleniyor ve bundan da büyük bir haz duyuyoruz. Bu haz duygusu olmasaydı kimse bu işlerle uğraşmazdı inanın. Ama bizi mutlu eden kimyasallar sayesinde bu duygulara bağımlı oluyoruz. Aynı kimyasallar uyuşturucu kullanıldığında, kumar oynandığında da salgılanıyor. Bazı kişilik yapılarında (belki de bu kişilik yapılarının oluşması sırasında salgılanan kimyasallar ile şekillenmiş olan nöronlar ve genetik yatkınlık yüzünden) bu gibi zararlı alışkanlıklara eğilimli oluyor. Kaygılı olmak gibi bu da atalarımızdan kalan kötü miraslardan biri.

Bağımlılıkların en güzeli

İşin ilginç yanı beynimize bir filarmoni orkestrasının en muhteşem eserlerini çaldıran bizi mutlu eden bu kimyasallardan dördünün birden patlarcasına salgılanmasını sağlayan bir durum var: Aşk. Belki de bağımlılıkların en güzeli.

Sağlıkla kalın, aşkla kalın.

-------------

Prof. Dr. Gökhan Akbulut, FEBS

Genel Cerrahi Uzmanı

Kanser Cerrahisi, Gastrointestinal Cerrahi

Yorumlar (0)
14°
kapalı
Namaz Vakti 24 Şubat 2020
İmsak 06:22
Güneş 07:43
Öğle 13:30
İkindi 16:35
Akşam 19:06
Yatsı 20:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 45
2. Galatasaray 23 45
3. Sivasspor 23 45
4. Başakşehir 22 43
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 23 38
7. Beşiktaş 23 37
8. Göztepe 22 34
9. Gaziantep FK 23 31
10. Gençlerbirliği 23 27
11. Antalyaspor 23 25
12. Malatyaspor 22 24
13. Denizlispor 22 24
14. Çaykur Rizespor 21 24
15. Konyaspor 23 21
16. Ankaragücü 23 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 23 16
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 23 42
3. Bursaspor 23 39
4. Adana Demirspor 23 37
5. Altay 23 34
6. Fatih Karagümrük 23 34
7. Keçiörengücü 23 32
8. Ümraniye 23 32
9. Akhisar Bld.Spor 23 32
10. Menemen Belediyespor 23 32
11. Balıkesirspor 23 31
12. Giresunspor 22 28
13. İstanbulspor 22 27
14. Altınordu 23 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 23 18
17. Boluspor 23 17
18. Eskişehirspor 23 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 27 57
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 44
5. M. United 27 41
6. Tottenham 27 40
7. Sheffield United 27 40
8. Wolverhampton 27 39
9. Arsenal 27 37
10. Burnley 27 37
11. Everton 27 36
12. Southampton 27 34
13. Crystal Palace 27 33
14. Newcastle 27 31
15. Brighton 27 28
16. Bournemouth 27 26
17. Aston Villa 27 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 27 24
20. Norwich City 27 18
Takımlar O P
1. Barcelona 25 55
2. Real Madrid 25 53
3. Atletico Madrid 25 43
4. Sevilla 25 43
5. Getafe 25 42
6. Real Sociedad 24 40
7. Villarreal 25 38
8. Valencia 25 38
9. Granada 25 36
10. Levante 25 32
11. Athletic Bilbao 25 31
12. Osasuna 25 31
13. Real Betis 25 30
14. Deportivo Alaves 25 30
15. Real Valladolid 25 29
16. Eibar 24 24
17. Celta de Vigo 25 24
18. Mallorca 25 22
19. Leganés 25 19
20. Espanyol 25 19
banner29