Kanseri yendim, geri döndüm'

Bu kadar süre müzikten kendini uzak tutan ama bir şarkıyla eski günlerdeki etkisini yaratmayı başaran müzisyen çok azdır. Sibel Bilgiç o isimlerden. “Müziğe ara vereyim diye düşünmedim ama bir baktım ara epey uzamış” diye anlatıyor....

09 Haziran 2020, 11:27
Kanseri yendim, geri döndüm'

Bu kadar süre müzikten kendini uzak tutan ama bir şarkıyla eski günlerdeki etkisini yaratmayı başaran müzisyen çok azdır. Sibel Bilgiç o isimlerden. “Müziğe ara vereyim diye düşünmedim ama bir baktım ara epey uzamış” diye anlatıyor. Bu süre içinde geçirdiği kanseri, yaşadığı büyük ayrılığı ve aldığı kararları “Öğrenmenin yetmediğini, onu uygulamazsan yine sınıfta kaldığını öğrendim” diye özetliyor.

İZMİRGAZETESİ

- Külkedisi’ ya da ‘acıların kadını’... Size bu ikisinden birini yakıştıranlara ne söylersiniz?

-Ne külkedisi ne de acıların kadınıyım. Vallahi insanlar beni yakından tanısa bildiklerini unutur (gülüyor)!

- Tanıtın o zaman...

- Bıcır bıcır, komik, ele avuca sığmaz, hayat dolu, fırlama bir tipim.

- Hayatınızdan bir dönemi silme şansınız olsa...

- Hiçbir dönemi silmek istemezdim. Hepsini aldım, kabul ettim. Hepsi beni ben yaptı. Minnettarım.

- 12 yıl önce gırtlak kanseri teşhisi konmuştu size. Rahatsızlığınız o dönem yaşadığınız ayrılığın tetiklediğini söyleyenler oldu...

- Başında yakalandığım için kısa bir tedaviyle düzeldim. Rahatsızlığımın sebebi strestir. Artık stres yönetimini öğrendim.

- Sahnelere değil ama şarkı çıkarmak için neden bu kadar aralar veriyorsunuz?
- Uzun aralıklarla proje yaptığım bir dönem oldu ama artık Özgür Aras’la sık sık yeni şarkı çıkarıyor olacağım. Neredeydi kayboldu deniyor. Esasında kaybolmuş değilim sahne çalışmalarım devamlı oluyordu. Sadece yeni bir şarkı çıkarmıyordum.

- Alışamadım o kadar hafızalara kazınmış ki 24 yıl halen zirve de her yerde çalıyor. Nasıl bir duygu bu?

- Müthiş bir duygu. Çok az sanatçıya nasip olur. Eşimin dediği gibi ben öldükten sonra da uzun yıllar dinlenilecek bir şarkı. Çocuğum olmadı Alışamadım benim çocuğum gibi. Bu dünyada ben olmasam da bir eser bırakmış olacağım.

- Yeni şarkınızdan bahseder misiniz?

- 4-5 senedir sahnelerdeyim. Sevdiğim mekanlarda sahneye çıkıyorum. Yani esas mesleğimi yapıyorum. Şarkı söylüyorum. En son 5 yıl önce bir single yapmıştım. Ama sahne çalışmalarım dediğim gibi her zaman devam etti.. Özgür Aras'la karşılaştım Bodrum'da, zaten Özgür ile çok eski arkadaşız.  Neden bir şey yapmıyorsun dedi. Bende yapalım dedim ve çalışmalara başladık. Çok sevdiğimiz bir şarkıyı şarkı seçtik. Zaten artık dünyada böyle tek şarkı üretimine geçildi. Albüm diye bir konsept kalmadı. Dünyada dijital platform çok kıymetli oldu.

- Şarkı ’nın sözü müziği kimin? Düzenlemesini kim yaptı?

- Şarkımın adı “Diyemedim” Söz ve beste Cengiz Tekin ‘e ait. Düzenlemesi de Alper Atakan ‘a ait. Yıllar önce bu şarkıyı Ferdi Özbeğen , Emel Sayın ve Gülden Karaböcek’in o muhteşem yorumlarından dinlemiştik. Özgür Aras ‘la ikimizin çok sevdiği bir şarkı bende kendi yorumumu katarak coverladık.

- Şarkının hazırlanış süreci nasıl geçti?

-Herkes mesafeli bir şekilde işimizi bitirdik işimizi. Biraz zorlu süreç geçirdik esasında. Virüs yüzünden sokağa çıkma yasakları gelince , sosyal mesafeyi korumak gerekince benim içinde anılarla dolu ilginç bir deneyim oldu.  Bunda da vardır bir hayır. Teknolojinin nimetlerinden yararlandık müzisyenler enstürmanları evlerinden bağlanarak canlı çaldı stüdyo da kaydedildi.

- Nasıl başardınız bunu?

-Elimizden geldiğince tüm enstrümanların canlı çalmasını istedi aranjörüm Alper Atakan. Ama canlılar çalınacak çalacak kimse yok. Herkes memleketine gitmiş. Onlardan uzaktan çaldı hepsi. Bir tek şarkıyı stüdyoda ben okudum. Dünya teknoloji ile çok değişti.

- Unutamayacağınız bir çalışma oldu desenize.

- Aynen…Şu anda insanlara en lazım olan müzik. Herkes evde müzik dinliyor. Yeni bir şeyler söylemek lazım. Şarkımı da pandemi de bütün yakınlarını kaybedenlere armağan etmek istedim. Şifa olsun herkese her melodisi.

- Müzikte hızlandırılmış bir tura girdi. Müzik dijital platformlarla birlikte büyük değişim, dönüşümde... Bu müziğin yapısını, duygusunu etkiliyor mu sizce?

- Sanat toplumları yansıtır. Bir ülkede müziğine, resmine bakın o ülkenin nerde olduğunu az çok anlarsınız. Bizim içinde Amerika içinde böyle. Kapitalist sistemlerde her şeyi çabuk tüketmek, yiyip bitirmek "ee bundan sonra ki ne?" demek var. Dolayısıyla şimdi yapılan tüm müziklerin hepsi dijital müziklere döndü. Neden eski şarkıları dinleyip duygulanıyoruz. Çünkü her şey stüdyoda canlı çalınırdı. Gitarda, kemanda her şey... Bu kadar teknoloji yoktu. Canlı çalınmanın sıcaklığı da karşı tarafa geçiyordu. O zamanlar başka zamanlardı. O yüzden 90'ları daha romantik daha duygusal buluyoruz. Bu kadar tüketimin yüksek olmadığı zamanlardı. Günümüze geldiğimizde her şey instagramda… Görüntüler canlı yayınlar, instagramdan ürün satabiliyorsun. Dolayısıyla hızlı tüketim olmak zorunda.  Çünkü; insanlar sabah kalkıyorlar bir şey dinliyor  yada görüyor ertesi gün izlemek istemiyor hatta bir saat sonra bile izlemiyor. Bunun müzik üzerinde bir etkisi var mı var... Tüketilen müzik yapılmaya başlandı. Ama çok da güzel şeylerde yapılıyor bu arada.  Dünyada değişik soundlar değişik melodiler dolaşıyor.

- Eskiyi özlüyor mu insanlar? Eskiye özlem var sanki?

- Eskiye özlem daima var. Onun için yenilerin arasından bir eski şarkı gelince hemen herkes bir duygulanıyor.  Şu anda dünya bu hızda buna yapılacak hiç bir şey yok. Ben yine buna rağmen eski bir şarkıyı seslendirdim. Dinleyenlerin tepkileri çok güzel.

- Bir yanda Demet Akalın, Hande Yener gibi isimler, bir tarafta yeni nesilden Aleyna Tilkiler, Edisler... Siz bu müzik arenasında nerede olursunuz?

- Hande ve Demet’le aynı dönemin sanatçılarıyız, eski arkadaşız. Tarzlarımız çok farklı, birbirimize rakip olmayız. Aleyna ve Edis’le de dönem olarak rakip olmayız.

- 1990’lardan günümüze pop müzik hangi açılardan değişti?

-1990’lar müziği aşk doluydu. Çünkü insanlar öyleydi. Canlı enstrümanlar daha ön plandaydı. Şimdi müzik aynı kapitalizm gibi...

- Nasıl yani?

-Hızlı, elektronik... Çok müzik, az söylem... Ama müzikte yine romantizme dönüş var. Hele pandemiden sonra göreceksiniz, müzik de dünya gibi değişecek. “Ne varsa eskilerde var” söylemi daha anlam kazanacak. İnsani değerler yükseldikçe müzik kalitesi de yükselecek.

- Bu çağ ve bu çağda çıkan şarkılar ne olacak peki ?

-Bu çağa ayak uydurma zor olabilir ama uyumlanabiliriz. Ama bu hızla ayak uydurmak zor olabilir çünkü; bizler başka türlü yetiştik biz başka kafayız, yeni kuşak başka türlü yetişiyor. Çok heyecanlılar çok her şeyi bir anda tüketmek istiyorlar. 'Diyemedim' şarkım çabuk tüketilecek bir şarkı değil. Zaten Türkiye'ye baktığınız zaman kalıcı sanatçılara. Aslında şarkıları çabuk tüketilmeyenler ayakta. Ben bir şarkı yapmıştım 'Alışamadım' 25 yıldır söyleniliyor. O şarkı bugün yapılsaydı belki aynı etkiyi vermeyecekti. O şarkı o günün şarkısıydı.

- Genç nesilden beğendiğiniz isimler kimlerdir?

-Zeynep Bastık'ı, Aynur Aydın, Simge, Aleyna Tilki'yi beğeniyorum.

- Bu isimler 90'larda çıksalardı başarılı olurlar mıydı?

-Onlar 90'larda çıksalardı muhtemelen o güne göre şarkılar yaparlardı. Bugünün şarkısını yapamazlardı tabi ki; başarılı olabilirlerdi. Onların yaşadıkları dünya ile bizim yaşadığımız dünya çok farklı. Ki; ben bunu yaş olarak yakaladım.

- O zamanki ve şimdi ki duyguların değişmesi sizi üzüyor mu? Bu değişim sizde neler hissettiriyor?

-Üzüyor tabi ki. Keşke bazı şeyler çabuk tüketilmese. Keşke akşam yatıp sabah kalktığımızda yeni bir şarkı istiyoruz denmese. Zira bu yüzden eski şarkılar tekrar tekrar düzenlenerek yeniden yorumlanıyor. Çünkü; orada şarkıların sözleri bile çok naif. Ama sen bugün o sözleri söylediğin zaman eski moda kalıyor. Müzik senin nereden baktığınla alakalı. Üzülüyorum bu kadar da hızlı olmasaydı. Bu kadar duygusuz olmasaydı bu kadar dijital dünya hayata hükmetmeseydi. Çocukların ellerinde cep telefonu. Her şey oradan görüyorlar. Dolayısıyla böyle bir dünyada daha çok vahşet var. Daha çok ölüm var. İnsanlara bu teknolojiden de bir bıkkınlık geldi. Duyuyoruz işte 5 G insanlara ne zararlar veriyor. Biz mesela telefonlu odada asla uyumuyoruz. O kadar ciddi bir radyasyon var ki. Ama eskiye dönme aile mehrumu kesinlikle geriye dönüyor. Korona virüs insanları aile yaptı.

- Korona virüs salgınında siz günlerini nasıl geçiriyorsunuz?

-Biz için keyifli geçiriyor. Uzun yıllardır bu kadar uzun bir tatil yapmamıştım. Bana o kadar iyi geldi ki. Evimi, eşimle vakit geçirmeyi, yemek yapmayı, evimde vakit geçirmeyi çok özlemişim. Kendimle kalmayı özlemişim. Ertesi sabah oraya mı gideceğim, bu iş mi var bütün bu gereklilikler meli-malılar bitti hayatımda. Dünya, hayat durdu. Çok şeyimiz varken; az yaşıyorduk şimdi az şeyimiz var çok yaşıyoruz. Bizde çoluk çocuk yok. Çocukları olanların işi çok zor Allah yardım etsin. Evine ekmek götürmek zorunda olan işi duranlara çok üzülüyorum.

- Bir mücevher markasına ve lazer epilasyon merkezine sahipsiniz, neler yapıyorsunuz?

- Biz evde iki kişiyiz. Bol bol spor yaptım, şarkı yazdım, benim dur Sibel artık dediğim zamana denk geldi korona. Bir mücevher markam var. Yurtdışında ve Türkiye'de satılıyor. Çok yoğundum onunla, 12-13 senedir lazer epilasyon merkezim var. Sahne çalışmalarım oluyordu ve ben işkolik olmuştum. Duramıyordum. Korona ile durunca öğrendik böyle yaşamayı. Daha çok sevmeyi sevdiklerimizi özlemeyi öğrendik. Sağlığın ne kadar önemli bir şey olduğunu öğrendik. Eşler birbirini evlenmeden 4-5 hafta korona günlerindeki gibi denemeli evde. (gülüyor) Sorunsuz ev yoktur. Gönül anlaşmak isterse zaten anlaşıyorsun. Ama bir taraftan da evde kalabalık aileler onların işi çok zor. Ve maddi sıkıntısı olanlar.

- Siz bu dönemde maddi olarak nasıl etkilendiniz ve neleri kıstınız?

-Birçok şeyimizi kıstık. Alışverişi kıstık. En çok gıda alışverişi yaptık sadece. Onun dışında ofis çalışanlarımın maaşlarını ödedim her şeyleri ödendi. Şirket kapandığı için malzeme alımı yapmadık. Mücevherde de tasarımlarımı yapıyordum kapalı çarşıya gidip orası da kapalı şu an. Zaten giyip, takıp gideceğimiz yer olmadığı için birçok şeyi kıstık diyebilirim. Sadece iki tane ev için eşofman aldım bu dönemde internetten. Minimalde da yaşanabileceğini öğrendik. İşin maddi kısmında tarafında kendini kısıtladığında maneviyatta yükseliyormuş. Bir sürü başka şeylere vakit ayırıyorsun. Türk Kalp Vakfı icra üyesiyim bu zamanda elimizden geldiğince yardıma koştuk. Çok yardımlar yaptık. Türkiye çok güzel bir yardımlaşma olduğunu düşünüyorum bu dönemde. Herkes birbirine yardım etti. Allah herkesten razı olsun. Bundan sonra ki dönemde de yardım yapılmalı. Hayat paylaşınca güzel.

- Yeni evlendiniz nasıl gidiyor? Nasıl tanıştınız?

-İki yıl oldu evleneli. Arkadaşımız vasıtasıyla tanıştık. Birbirimizden hiç ayrılmadık. Adı İhsan Ali. Tanışalı 4 yıl oldu.

- Korona günlerinde çiftlere ne önerirsiniz?

-Gerektiğinde susmak. Bu çok önemli bir şey. İki taraf içinde bu geçerli bazı insana dışarı çıkmamak zor geldi. Bizler şanslıyız  biz evi çor seven insanlarız. Bir evinde içinde olunca ister istemez zaman geliyor insan kendinden bile sıkılıyor. Parladığınızda bir taraf konuşurken bir tarafın susması çok önemli. Susarsan derin nefes alırsan geçiyor.

- Çocuk niye düşünmediniz bu zamana kadar?

-Çocuk düşündük. O uzun hikaye. Yıllarca çocuk sahibi olmayı çok istedim. Kısmet... Ben o duygu ile barıştım artık çünkü; çocuk sahibi olmak, doğru anne-baba olmak lazım doğru erkekten çocuk yapmak lazım. Biz evlendikten sonra deniyoruz diyelim. Olursa asla hayır demeyiz. İkimizin e çocuğu yok. İnşallah ikimizin çocuğu olur.

- Korona bittikten sonra ilk ne yapacaksınız?

-Denizi çok özledim denize gireceğim. Deniz beni çok mutlu ediyor. Korona zaten hemen bitmeyecek. Herkes birbirine sarılıyordu ama şimdi daha gerçek dostluklarımızı göreceğiz. Daha samimiyet olacak. Mevlana demiş ya; tüm dünya altüst oldu diye nerden biliyorsun altın üstten daha iyi olmadığını Şimdi dünya alt üst oldu ama iyi günlerde gelecektir.

- Sanatçılar ikiye ayrıldı eğlence mekanları açılsın veya açılmasın diye siz ne düşünüyorsunuz?

-Dip dibe eğlence olamaz şu saatte. Bayramdan sonra bir süre izolasyon şart. Dünyaya baksınlar bizim insanımızı aşağılamasınlar cehalet  varsa her yerde var. Sağlıkla biz yine de çok bilinçliyiz. Avrupa herke bireysel yaşıyor dolayısıyla biz daha bilinçliyiz. Bu işin sıfırlanması bir sene. Eğlence sektörü bence Temmuz gibi başlar o da mesafeli. Ömür boyu evde otaramayız. Hayatta her şey lazım normale döndüğümüzde maskemizi takarsak kendimizi korusak hayat devam edecek. İnşallah geçecek bitecek. Herkes kendini korumalı. Mesafeli olarak açılması gerekir hayat devam edecek.

- Hayattaki hayaliniz nedir?

-Akıl, ruh sağlığı yerinde bir insan olarak yaşlanmak. Artık daha az başarı odaklı yaşamak. Pandemi bunu da öğretti bana Allah izin vermezse hiç bir şey olmuyor. Eşimle teknede yaşamak istiyoruz. En büyük hayalim bu. Ülkemin bu sıkıntıdan çıkması en büyük hayalim.

- Bir estetik merkezi sahibi olarak ne kadar operasyon geçirdiniz?

-Aslında lazer epilasyon merkezim var. Ama orada cerrahi uygulamalar dışında yüz gençleştirme de yapılıyor. Bence insanlık adına bilgisayardan sonraki en önemli buluş lazer. Estetik yaptırmadım, senede bir botoks yaptırıyorum.

- Estetik algısı yıllar içinde nasıl değişti?

-Aşırı estetik bir hastalık, özgüven eksikliği... Böyle kişilerin plastik cerraha değil, terapiste gitmesi lazım. Birçok kadın ve hatta erkek kendi olmaktan çıktı. Mutluluğun güzellik olduğu pompalandı. Güzellik mutluluk değil özelliktir. Herkes gibi olmak değil, kendine özgü olmaktır. 

Yorumlar (0)
32°
açık
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:51
Öğle 13:22
İkindi 17:16
Akşam 20:44
Yatsı 22:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24
banner29