banner30

İzmir'in ruhu Mistral'den yansıyor

İzmirGazetesi-HÜROL DAĞDELEN Yıllar önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı bir karar doğrultusunda Bayraklı’nın en cazip bölgesi, gökdelenlere ayrılınca, Manhattan olarak anılmaya başlandı. Kısa sürede art arda 40 katlı,...

18 Şubat 2019, 14:57
İzmir'in ruhu Mistral'den yansıyor

İzmirGazetesi-HÜROL DAĞDELEN

Yıllar önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı bir karar doğrultusunda Bayraklı’nın en cazip bölgesi, gökdelenlere ayrılınca, Manhattan olarak anılmaya başlandı. Kısa sürede art arda 40 katlı, 45 katlı binalar sıralandı. Toprağa basmayı seven İzmirliler, “İzmir’in silüeti elden gidiyor” diye şikayet etse de, binalar kısa sürede kentin simgesi haline geldi. Her biri geceleri de ışıl ışıldı Çoğu tek planda, düz yükselse de, aralarından biri dikkat çekici bir mimariyle, İzmirliye farklı gelmeye başladı. Bu, Mistral’di. Tamamen cam kaplı ve kıvrımlı bir bina… Neden bilmem bana İzmir ruhunu yansıtıyor mimarisi… Baştan çıkaran, hoşgörüyle sarmalayan, baş eğmeyen, davetkar bir Egeli… Yapım aşamasından itibaren en çok ilgimi çeken bina Mistral oldu. Hatta eşimle birlikte onun yakınından aracımla geçerken, “Bu kadar yüksek katlarda nasıl yaşarlar” diye merakımı dile getirdiğimi hatırlıyorum. Gel gör ki  Mistral’ de bizzat yaşamak da kısmet oldu.  Ve sizin ve benim en çok merak ettiğim soruları Mistral’ i yaşadığı kente kazandıran İzmirli inşaat şirketi Miray İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Haydar İnaç’a sordum, ortaya çok keyifli bir sohbet çıktı.  

BAŞKA ÖRNEĞİ YOK

  • Haydar bey, bende yükseklik korkusu vardır, korkarak baktım  45 kattan İzmir’e ama nedense binaya çabuk alıştım, bu korkuyu yendim. Bunun birçok nedeni var ama bence en önemlisi güvenilir görünümü…  İzmir Gazetesi okurlarına Mistral ’i anlatır mısınız?
  • Mistral, Türkiye’de tek örnek çalışma, bir daha da yapılmayacak. 24 saat izlenen bir bina burası… Yer sarsıntıları, rüzgar hızı, sismik hareketler, binanın belirli katlarına yerleştirilen algılayıcılar sayesinde uzman bir ekip tarafından izleniyor. Bu ekip aynı zamanda, bundan sonra yapılacak binalarda ‘yüksek yapı yönetmeliği’ uygulanacağından, burada edindikleri deneyimleri diğer gökdelen çalışmalarında da uygulayacaklardır. Binamızın denetiminde, ülkemizdeki deprem araştırmalarının başındaki isim olan Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu var idi.Nuray hoca sahip olduğu bilgi birikimi ile uluslararası birçok projede de danışmanlık yapmakta olup,başından sonuna kadar projemizin içerisinde yer almıştır.
  • İZMİR’İ ANLATAN BİR BİNA
  • Mistral’in İzmir’deki diğer gökdelenlere benzemeyen farklı bir görünümü var. Bakıyorum da diğerleri belli bir kalıp içinde düz bir hatta tırmanmış; burası ise kavisli, sanki bina dönüyor gibi… Müthiş emek harcanmış. Bunun sırrını bizimle paylaşır mısınız?

  • Gerçekten zor bir bina aynı İzmir gibi… Öncelikle dediğiniz gibi düz bir bina değil. Etrafınıza şöyle bir bakın, gökdelenlerin çoğu düzdür. Çünkü bu tür binaları yapmak gerçekten eziyettir, zor işlerdir. Maliyet açısından da böyle, üretim açısından da... Örneğin bizim binamızı çevreleyen ve en büyük güvencemiz olan camların kullanımı çok eziyetliydi. Bunların ortasından geçen diyagonal bir profil vardı önce, ancak manzarayı kapatıyordu. Oysa binanın çevresine dönüş yapmak zorundaydık.  Bu durum manzaraya engel olmamalıydı.  Bunun üzerine dönüş hareketini soğuk bükme denilen bükük camlarla yaptık. Türkiye’ye örnektir bu çalışma. Cam düz gibi görünür ama değildir. Aksine büküktür.  Dışarıdan bakınca fark edilmesi zordur.  Bina için 3 yıl proje çalışmamız oldu. Ana tasarımını bir İtalyan firması yaptı. Uygulama tasarımlarını İstanbullu bir firmayla çalıştık. Binanın taşıyıcı sistemi çelik, üzerine beton ile kaplanmıştır… Ofislerde Kat yüksekliği 4 metre,  konutlarda ise 3.40… Teknolojik altyapısıyla birlikte gerçekten muhteşem bir bina…
  • BİR SANAT ESERİ GİBİ 

- Bu yapı gerçekten iddialı… İnsan, içinde yaşayınca hayranlığı daha da artıyor. Gökdelen konusunda İstanbul’da çok örnek var. Peki onların Mistral’e bakışları nasıl oldu, hiç araştırdınız mı?

  • Doğrusu belgesele konu olabilecek bir binamız var. Çünkü İlk uygulamalar burada yapıldı. Bu bina için Türkiye’nin en büyük yüksek yapı cephe panelleri üretildi; 1, 5 metreye 4 metre…  Bir sanat eseri gibidir görünümü. Bu büyüklükteki cam örneği Türkiye’de yok. Bu nedenle özel bir binadır Mistral... Muhtemelen biz dahil kimse yapmayacak bir daha böyle bir binayı…  Akıl karı değil çünkü, karşılığını almakta zorlanıyorsunuz.  İstanbullu firmalar, ‘İzmirli lokal bir firma bu işi bitiremez’ dedi ama biz bunu başardık.  Binamızın finali çok güzel oldu. Birçok binanın tasarımından farklı olarak  yaratıcı bir bina oldu … Bu konuda iddialıyız. Bizim bu bölgede iki tane daha projemiz var, ekonomik konjonktür engelledi bizi biraz…

- İzmir, Mistral’i nasıl karşıladı?

- Aslına bakarsanız İzmir’de geç aksiyon alıyoruz. Türkiye’deki emlak sektörü 2003’ten itibaren ivme kazandı.  Bunun İzmir’e dönüşü  2010’larda oldu. İki yıldır beyaz yakalı göçü var İzmir’e…  Bu yıllar geçtikçe daha da artacak. İş dünyası İzmir’i keşfetti çünkü…  Sadece Türk iş insanı değil dünyada da İzmir fark ediliyor artık. Bu süreçte dünyaca ünlü birçok firmayı, İzmir’e getirmeye çabaladık. Bunda da başarılı olduk. Burada dünyaca ünlü kiracılarımız var, hepsi iyi firmalar… Gelen hem mimarisine hem de sessizliğine hayran kalıyor, bir daha da ayrılmıyor.

ÖNCE SİZ YAPMALISINIZ

  • Sizce İzmir’de bir zihniyet devrimine ihtiyaç var mı? Mesela bazı kişiler, İzmir’e bu binalar yakışmıyor, siluetini bozuyor diyor, kimisi de ‘gereksiz masraf’ diyor. Siz bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz?
  • İzmir’de iki tip eleştiri yapan insan var. Biri diyor ki, ‘Şimdi buna ihtiyaç yok, ancak talep gelirse yaparız’ diye… Ancak hayatın gerçeği öyle değil, önce siz yapmalısınız. Çünkü insanlar gördüklerine geliyor. İzmirli yatırımcı da maalesef garantici bakıyor, oysa ki İzmir’de hiçbir yatırım karşılıksız kalmaz. Bir Antalya örneği var. Bu kentimiz İzmir’den çok sonra yola çıktı ama kısa sürede İzmir’i geçti. O zamanlar ‘Bu kadar otele kim gelecek’ demişti  insanlar… Oteller yapıldı, akın akın gelmeye başladılar, Anadolu’dan, dünyadan…  İzmir maalesef bunu göremedi, fırsatı kaçırdı. Bir de küçük olsun bizim olsun, İstanbul gibi olmasın mantığı var. Doğru İstanbul kötü bir örnek aslında… Ancak İzmir bu açıdan avantajlı, geç hareket etmesi ve kötü örnekleri elemesi açısından…  Bunu iyi değerlendirmek gerekiyordu. Sıradan binalar yapmaktan kaçınıp daha özel şeyleri hayata geçirmek, daha iyi olacak İzmir için… İzmirli iş insanlarının ellerini taşın altına koyması, İzmir’e  inanması gerekiyor. Amaç Çok para kazanmak değil, iyi iş yapmak  olmalı.  , minimum yatırım yapıp maksimum para kazanmak  olmamalı… Bizim binamız bu açıdan da örnektir. İzmir’e ikonik bir yapı, kendi ruhunu yansıtan sembolik bir bina kazandırdık. 

KONUSUNDA UZMAN DANIŞMANLAR 

  • Peki size çok kritik bir soru, Mistral depreme ne kadar dayanıklı?

- Bu binaya depremde bir şey olursa, zaten biz de yaşamıyor oluruz. Çünkü yaşayacak insan kalmamıştır. Eğer bu bina depremde yok oluyorsa, diğerleri de çoktan yıkılmıştır. Bu nedenle biz binamıza çok güveniyoruz. Binanın toplam yüksekliği 216 metre,... Önemli bir yükseklik, bir deprem anında çok ciddi sarsılmanız gerekiyor. Ama yok, binamız depreme dayanıklılık açısından son derece güvenilir bir binadır. Ayrıca Rüzgar ve deprem anında binada yaşayan insanların konforunun bozulmaması içinde  teknolojik sistemler mevcuttur. Binanın temeli için 10 metre derinliğinde kazı yapıldı. Bu temelin altında da 65 metre uzunluğunda baret kazıklarımız var. Bu binada aklınıza gelecek her konuda, uzmanlardan destek aldık. İngiltere’de rüzgar testine girdi. Gebze Yüksek Teknoloji Enstütüsünce, Zemin-Temel-Bina Etkileşim Etüdleri yapıldı. Şu anda bina Deprem anında nasıl tepki verecek sürekli gözleniyor. Binanın akustik danışmanı var, sessizliği ona borçluyuz. Zemin danışmanı, cephe danışmanı, mekanik danışmanı, elektrik danışmanı vardı. Bu konuda mesleğinde uzman olmuş, kendini kabul ettirmiş insanlarla çalıştık. Bunun için de, ‘yapalım da sonra bakarız demedik. Tasarladık, testlere tabi tuttuk.  Emin olduk ve başladık. Hiçbir şeyi geri çevirmedik. Bir şeyi söküp tekrar yapmadık örneğin...  1 yıl zemin çalışmamız sürdü, 3,5 yılda binayı bitirdik. Karma proje olarak uluslararası yarışmaya girdik ve ödülle döndük o yarışmadan… Ayrıca Binamız yeşil bina olarak LEEDS GOLD Sertifikasına sahip bir yapıdır.Mistral İzmir  ofislerle sınırlı değil, konut, çarşı ve otel bölümümüz de var. Burası insanların tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği modern bir yapı. … Örneğin dere kenarındaki peyzajı alanının düzenlemesi için , İş GYO’nun Ege Perla’sı ile birlikte ortak çalışma yaptık. Buraya 1 milyon 700 bin dolar gibi bir para harcadık. O günden bugüne bütün bakımlarını da biz yapıyoruz.

İZMİR’İ HİÇBİR ŞEHRE DEĞİŞMEM

  • Bizlere biraz kendinizi  tanıtır mısınız?

1979 yılında, ortaokulda okurken ailemle birlikte İzmir’e geldik.  Hayatım İzmir’de geçti. Bu nedenle  İzmir’le özdeşleştiririm kendimi , çünkü İzmirli olmak önemlidir benim için… Yeni bir yaşam stili yarattık.  İzmir’in kültürünü, hoşgörüsünü, çağdaş kimliğini bu binaya yansıttık.  Bu bina aslında İzmir’dir, çünkü özünde bu binayı inşa eden ekibin İzmir ruhu var.  Biz bu yatırımları İzmir dışında yapsaydık daha fazla gelir elde ederdik. Ancak biz İzmir’in kazanmasını istiyoruz. Bunda da çok samimiyiz. Çünkü bu şehri seviyoruz.  İstanbul’da da çok büyük işler yaptık, limanlar, AVM’ler, çeşitli binalar inşa ettik. Bütün bu çalışmalara rağmen İzmirden İstanbula taşınmayı hiç düşünmedim. Çünkü İzmir’deki yaşam kalitesi, buradaki huzur başka bir hiçbir kentte yok. İzmir, İzmir’dir benim için, hiçbir şeye değişmem.

---------------

LUCIEN ARKAS ÇOK ÖZEL BİR İNSAN 

 Mistral’in hemen her köşesinde Arkas var… Binanın zirvesinde de Arkas’ın sembolü… Ayrıca binanın hemen hemen yarısında Arkas’ın ofisleri var. Bir ortak çalışma söz konusu mu, bu konuda da bilgi verir misiniz? 

  • Arkas, İzmir için önemli bir kuruluş, dev bir firma… Lucien Arkas ‘da İzmir’in en önemli işadamlarından… İnanılmaz bir vizyonu vardır, ileri görüşlüdür. Gerçekten bu vizyonuna rağmen inanılmaz mütevazi, insani yönleri çok gelişmiş, müthiş bir insan Lucien Arkas … Bizim için çok önemli bir insan… Bizlere çok katkısı oldu, öncülük etti.  Biz bu inşaata başladığımızda “İsmimin size çok faydası olur” dedi.  Gerçekten de oldu. Bizden ofis aldı, ortaklık yaptı. Biz de onun bu jestine karşılık, binamızın en tepesine Arkas’ın sembolünü yerleştirdik. Bizim yaptıklarımız, onun yaptıkları karşısında az bile kalır. Lucien Arkas gerçekten bizim çok değer verdiğimiz bir insan…

 

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE İZMİR BAŞARILI

 

Bir süredir ülkemizde kentsel dönüşüm konuşuluyor. İzmir'de bu durumu nasıl görüyorsunuz?

-İzmir’de gecekondu sorunu var. Aslına bakarsanız, kentsel dönüşümü sosyal açıdan en iyi uygulayan şehir İzmir… Yerinde çözümle Kadifekalede bunu gerçekleştirdi ve kimseyi madur etmedi. Ama sistem çok yavaş ilerliyor. İzmir’in gecekondu sorunu ortadan kalkabilmesi bu hızla kısa vadede zor gözüküyor. Bütün bunların dışında eski yapıların yıkılıp aynı binaların yenilenmesi o binalarda yaşanan insanlar açısından daha çok konfor ve emniyet sağlıyor, ancak kente planlama açısından bir yenilik getirmiyor.  İzmir’e dışarıdan gelecek insanlara cazip bir şeyler sunmak gerekiyor. Bunun için de İzmir’de bireysel değil, bütünsel hareket etmek gerekiyor.  İstenilen noktaya henüz gelmedi İzmir… Bizim kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:  “Dışarıdan gelecek birine İzmir’i nasıl cazip hale getirebiliriz?.. Evet İzmir’de rahat bir yaşam var… Herkesin istediği gibi yaşayabileceği şehir… Ancak yeterli oteli var mı , sanat merkezi var mı, ulaşım yeterince sağlıklı mı? Bunları bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor.  Bunun için de taşın altına elimizi sokmamız gerekiyor. Ayrıca bu işleri planlayacak bir yönetici grubunun da olması önemli.

Yorumlar (0)
18°
hafif yağmur
banner29