banner30

banner62

20.06.2021, 10:46 10

İstanbul Depremi

19 Haziran 2021 cumartesi günü, okulda bilgisayar başında çalışırken telefonum uzun uzun çaldı. Baktım tanımadığım bir numara. Açmadım. Çok kısa bir süre sonra A haber, ardından TRT haber, ardından İstanbul ve Ankara telefon kodlu numaralar aramaya başlayınca, anladım ki deprem olmuş.

Bir telefon daha…Açtım. Hürriyet haber ajansı… Hocam deprem oldu İstanbul’da, Skype varsa hemen bağlanıp görüşlerinizi alalım dedi. Tamam dedim. Bir yandan da bilgisayarda sismoloji istasyonlarına girip deprem ile ilgili verilen bilgilere bakmaya çalıştım. Saat 15:07:52’de AFAD’a göre İstanbul-Kartal merkezli 3.9 büyüklüğünde bir deprem, Kandilli’ye göre ise İstanbul-Sultanbeyli merkezli 4.2 büyüklüğünde bir deprem. Arayan arkadaşa dedim ki. İlginç olan depremin karada olması… Bu bölgede Kuzey Anadolu Fay hattı Adalar güneyinden denizden geçiyor. Fakat deprem, adaların kuzeyinde karada meydana gelmiş. Depremin olduğu yerde Türkiye Diri Fay haritasında herhangi bir fay hattı çizilmemiş. Yalnız çizilmemiş olması burada fay olmadığı anlamına da gelmez. Orada fay vardır ama çalışılmadığı için veya yeterli veri olmadığı için gündeme gelmemiştir. Teşekkürler hocam dedi. Bunu haber yapacağız deyip kapattı.

Düşündüm de…Türkiye Diri Fay haritası en son 2011 yılında yenilenmişti. Doğal olarak 10 yıldır yapılan bilimsel çalışmaların bulduğu yeni fay hatları bu haritalarda yok. Sanırım Türkiye’de doğal afetlere yönelik olarak yapılan tüm tehlike ve risk haritaları 10 yılda bir yenilense çok iyi olacak.

Telefonum bir taraftan sürekli çalarken, bir taraftan da veri toplamaya çalıştım. İstanbul ilinin jeolojik haritalarına, bölge ile ilgili yazılmış yayınları araştırdım hızlıca. 2005 yılında yazılmış raporlara ulaştım. Anadolu yakasını güneyden sınırlayan ve Eskihisar ile Pendik arasında uzanan bir faydan bahsediliyor. Darıca-Tuzla Fayı. Bu fay 2000’li yılların başlarında da 4 civarında depremler üretmiş. Google Earth haritasından dikkatli incelediğimde morfolojide önemli bir çizgisellik oluşturduğu çok net görünüyor. Bu fay 40 km’ye varan bir uzunluk oluşturacak şekilde Anadolu yakasını güneyden sınırlıyor ve Kuzey Anadolu Fayı’na bağlı bir kol gibi duruyor.

Bu tür faylar çok önemli. Yerbilimsel yöntemlerle ciddi bir şekilde araştırılması lazım. Çünkü İstanbul’un yerleşim yerinden geçiyor. Denizaltındaki faylardan farklı olarak deprem sırasında sadece titreşim yaratmayacak ve fakat aynı zamanda, deprem sırasında fayın geçtiği yerlerde yüzey faylanması dediğimiz 1-2 metreye varan ani deplasmanlar yaratacağı için, yüzey faylanması tehlike kuşağı içinde kalan bina ve yapılarda ciddi hasarlar oluşturacaktır. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde, deprem sırasında fay hattı boyunca gelişecek bu tür ani deplasmanlar deprem öncesinde belirleniyor ve bu tehlikeyi bertaraf etmek için yüzey faylanmasını içine alacak şekilde belirli bir genişlikte “Fay Sakınım Bandı” oluşturuluyor ve bu band içinde kalan yerlere yapılaşma yasağı getiriliyor. Peki bu Türkiye’de uygulanan/uygulanabilen bir yöntem mi? Veya Kent içinden geçen bir fay hattı boyunca oluşturulan Fay Sakınım Bandı içinde bina-yapı var ise, ne yapılıyor? Bu konu hayati derecede önemli olmasına rağmen maalesef henüz bir standart, yasa, yönetmelik yok Türkiye’de.

Aslında, Türkiye’de 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinde yüzey faylanması oluşturan Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kalan bina ve yapılarda ciddi hasarlar oluştuğu görülünce, gelecekte deprem üretmesi muhtemel olan faylar üzerinde yapılaşma yasağı getirilmeye başlandı. Fakat hangi faya, neye göre yapılaşma yasağı getirilecekti? Bunun bir standardı yok muydu? Gelişmiş ülkelere baktığımızda 1970’li yıllarda “Fay Yasası” adı altında kanun ve yönetmeliklerin yapıldığını görüyoruz.

2019 yılı sonunda, Covid öncesi dönemde İçişleri Bakanlığı-Afad Deprem Danışma Kurulunda yapılan toplantılarda bu konu gündeme geldi. İçinde benim de olduğum bir ekip fay sakınım bandı kanunu ve yönetmeliğini yazmakla görevlendirildi ve nihayet geçen 2021 Nisan ayında çalışmayı tamamlayıp ilgililere sunduk. Yani şimdi Devletimizin elinde gelecekte deprem üretmesi beklenen diri fayların hangi kriterlere göre haritalanması gerektiği, hangi faylar üzerinde yapılaşma yasağı getirileceği, fay sakınım bandının hangi genişlikte olması gerektiği, bunları kimlerin ve nasıl yapacağını ve kimler tarafından denetlenmesi gerektiğini anlatan 45 sayfalık bir rapor var. Şimdi sırada bunun topluma anlatılması, meclise sunulması ve yasalaşması var. Tabii ki Türkiye’nin siyasi gündemi buna izin verirse…

Yorumlar (5)
Muharrem Kılınçarslan 1 ay önce
Durum çok güzel izah edilmiştir,bundan sonra siyasi otoritenin vereceği karara kaldığı orada,dileğimiz acilen gereğinin yapılması.
Yahya DOĞAN 1 ay önce
Teşekkürler.. Deprem uzmanı değilim ama fay hattının geçtiği yerlerde kesinlikle yapılaşma yasağı getirilmeli ,buralar tarım alanı veya orman yapılarak kullanılmalıdır.
Hakkı Batur Demiray 1 ay önce
Umarım kısa sürede bir fay yasasına kavuşuruz
Recep yerli 1 ay önce
İnşaAllah yaptığınız bunca yılın çalışmalarınızı siyasiler göz ardı etmeden meclise sunup yasalaşmalarını ayni zamanda siz değerli hocalarımızın her daim bu konularda değerli bilgilerinizden yararlarındanda haberdar olmaları gerekir.
Nevzat özkılıç 1 ay önce
Hocam İzmir k.yaka Atakent emlak Blokları sakinleri adına çalışmalarınıza ve insanların yaşam haklarına karşı sorumluluğunuz ve katkılarınız için Teşekkürlerimizi ve başarılarınızın devamını dileriz.
37°
açık