banner30

İZVAK Dinamik İstanbul Sözleşmesi açıklaması

İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi sonrasında İZVAK Dinamik Grup adına yönetim kurulu aday üyesi Nevda Gönüldaş'tan bir açıklama geldi.

GÜNCEL 20.03.2021, 23:11 20.03.2021, 23:35
İZVAK Dinamik İstanbul Sözleşmesi açıklaması

İZVAK Dinamik Grup adına yönetim kurulu aday üyesi Nevda Gönüldaş tarafından yapılan açıklamada "İlmin aydınlattığı, özgür bir Dünya için okuyalım araştıralım, sorgulayalım." ifadelerine yer verildi.

İşte o açıklama:

"Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği üyeleri tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.
Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve taraf devletleri hukukî olarak bağlar. Sözleşmenin dört temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenlemedir.
Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacı devletlerinden olup 24 Kasım 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 247 vekilden 246’sının kabul oyu, 1 vekilin çekimser oy vermesi ile “onaylayarak”, parlamentosundan geçiren ilk ülke olmuştur.
Sözleşme, esasen kadınları ve aile bireylerini şiddetten korumak, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek, şiddet mağduruna ve failine destek politikaları oluşturma amaçlarını taşımaktadır. Bu amaçları taşıyan, şiddeti önlemeyi amaç edinen bir sözleşme kötü olabilir mi sizce?
 Sözleşme; kurumlar ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde olmayı, farkındalığı arttırmayı, sığınakların kurulması, hukuki ve psikolojik destek hizmetleri verilmesi, toplumsal cinsiyet üzerine duyarlı politikalar geliştirmeyi devlete yüklemektedir.
1917 yılında Kafkas cephesinde tam 158 sayfa günlük tutan ve Türk kadınını düşünen Mustafa Kemal ATATÜRK; 1917 yılında hem de cephede şu notları tutuyor:
1-Türk kadınını erkeğiyle nasıl eşit konuma getirebiliriz?
2-Türk kadınını tesettürden nasıl kurtarabiliriz?
3-Türk kadınını dünya kadınları ve erkekleri seviyesine nasıl getirebiliriz?
İşte kurucu liderimizin 1917 yılında tutmuş olduğu notlar ve 2014 yılında yürürlüğe girmiş bu konuları içeren bir İSTANBUL SÖZLEŞMESİ.
1917 yılında gelecek Türkiyesi`ne çok iyi gençler yetiştiren anneler lazım diyen Mustafa Kemal ATATÜRK`ün cephedeyken bile düşündüğü Türk toplumunda kadının yeri bu gün 2021 yılında bile hala tartışma konusu. 
İlimin aydınlattığı, özgür bir Dünya için okuyalım, araştıralım, sorgulayalım."

Yorumlar (0)
18°
hafif yağmur
banner29