banner7

Levent Eriş: Futbol, siyasilerin oyuncağı olmuş

Manisaspor’da tarihi başarılara imza atan, ülkemizin dört bir yanında 20’ye yakın takım çalıştaran Levent Eriş, 3. Lig’de zor günler geçiren Bucaspor için ateşten gömleği giydi

Kariyerinde sevgi tercihleri nedeniyle hatalar yaptığını anlatan ve İzmir’in vefasızlığından dert yanan tecrübeli hoca, Türk futbolunun en büyük sorunun ise siyasi olduğunu belirtti

İzmir’den yetişen Cengiz Ünder, Çağlar Söyüncü ve Salih Uçan gibi futbolcular dünya çapında adından söz ettiriyor.. Peki ya İzmirli teknik direktörler...

Kaç tane sayabilirsiniz? Kenti ülkenin en üst kategorisinde yıllarca temsil etmiş, şampiyonluklar yaşamış...Birçok isim akla gelebilir ancak onun kariyerinde ve tecrübesindeki İzmirli teknik direktörler bir elin parmaklarını geçmez.. Evet bahsettiğimiz isim Levent Eriş..
İzmir’de İzmirspor, Altay ve Bucaspor’da görev yapmış, 2 kez Süper Lig’e taşıdığı Manisaspor’da 4 kez şampiyonluk yaşamış, ülkemizin dört bir tarafında 20’ye yakın takım çalıştırmış.. Şimdi 3. Lig’de kümede kalma mücadelesi veren Bucaspor’u kurtarmaya geldi..
İzmir’in önemli değerlerinden teknik direktör Levent Eriş’le Türk futbolunun durumunu, Bucaspor’u, kariyerini ve keşkelerini konuştuk. Siyasetin futbolla iç içe olmasından dert yanan Eriş, içini İzmirGazetesi’ne döktü...

İZMİR OLUNCA BAŞKA

*Bucaspor’dan başlayalım. Birçok kesim bu kadar zor durumdaki Bucaspor’un teklifini kabul etmenize şaşırdı. Neydi sizi Bucaspor’a getiren?

“Bucaspor malesef talan edilmiş. Bu hallere gelmesinin, bu sıkıntıları yaşamasının çok nedenleri var. Bunlara tanık olduk. Ancak yükselişler de düşüşler de tesadüf değil. Benim hiçbir zaman vazgeçemeyeceğim bir konu var ki o da İzmir. Konu izmir olunca gerisi teferruat oluyor. İkinci kez 3. Lig’de çalışıyorum. Biri Cengiz Ergün başkanlığındaki Manisa BŞB’de. Biri de şimdi Bucaspor’da. Hatıra binayen gitmiştim Manisa Büyükşehir’e. Manisa ekibi yeni BAL’dan çıkmıştı. Amatör bir başlangıç yapmıştı. Burası ise zirveyi görmüş. Manisa’da aylarca antrenman yapacak bir yer bulamadık.  Ne soyunma odası, ne dinlenme odası, ne çalışma sahası vardı. Orada başarıyı getirecek yapıyı oluşturduk Cengiz başkanla, şimdi de iyi gidiyorlar. Bucaspor son derece sıkıntılı bir konumda. Süre çok az. Görevi kabul ederken açıkçası inandım. Bu yarışın sonuna kadar mücadelesi içerisinde olacağımıza inandım. Onun için buradayım”

ZORU SEVEN BİRİYİM

*Bucaspor’da daha önce de görev yaptınız, futbolculuğunuzda da önemli başarılarınız var bu kulüpte. Şimdi bu konumdaki Bucaspor’da işiniz çok zor değil mi?

“Rakiplerin çok iyi olmadığına inandığım bir gruptayız. Kulüp, elindeki çok yetenekli oyunculara rağmen malesef idari hatalardan dolayı bugünkü konumuna gelmiş. Futbol sadece ekonomi değil ama, ekonominin de desteklemesi gereken bir branş. Ben bu takımda kaptanlık yaptım. Giderken de en büyük paraya kazandıran oyunculardan biri oldum. 34 yaşında Bucaspor’dan Karşıyaka’ya transfer oldum. 1995’te o dönemki para ile 500 milyar lira getirdim. Formasını giydiğim, camiasını bildiğim bir takıma geldim. Bulunduğu yer, süreci, ligi zor. Ama ben de zoru seven bir adamım. Hayatım boyunca kolay işlerle işim olmadı. 3-4 kere küme düşmemeye oynayan takımları aldım. Çok uzağa gitmeyelim. Daha geçen sene Fethiyespor küme düşüyordu, ligin en dibindelerdi. Ligde bıraktık Fethiyespor’u. Ama insanoğlunun karşılığı unutandır. Yani çabuk unutandır. İnsan çok şeyi hatırlamayabilir. Geçmişi, yapılanları unutabilir.”

BAŞKAN AKTAŞ’A ÖVGÜ
*Geldikten sonra Bucaspor’u nasıl gördünüz, mevcut yönetim ve kulübün geleceği ile ilgili yorumunuz ne olur?

“Bucaspor’u ligde bırakmak için geçmişimiz, kariyerimiz neyse ortaya koyacağız. Ben buraya gelince kariyerimden mi olacağım. Güneş balçıkla sıvanmaz. Siz nereye giderseniz gidin, bilgi birikiminizi aktarabilirsiniz. Ben burada gençlerle çalışmaktan mutlu oldum. Başkan Cihan Aktaş ile ilk görüşmede biraz süre istedim. Başkanın tavrı ve vizyonu bu süreyi öyle bir kısalttı ki. Başkanın heyecanına hayran oldum. Projelerine, yapmak istediklerine hayran oldum. Gencecik yaşında İzmir’in ekonomisine yön veren biri ile tanıştım. İzmir’e yaptıklarını Bucaspor’a da yapacağın gördüm. Bu yüzden de inanıyorum ki inşallah Buca’yı ligde tutacağız.”


 

SİYASET KOL GEZİYOR

*Türk futbolunun durumu ve kendi kariyerinizle ilgili ne düşünüyorsunuz?

“Türk futbolu malesef bitmiş, uzatmaları oynuyor. Siyasetin kol gezdiği, antrenör seçimlerini bakanlar, milletvekilleri ile siyasilerin yaptığı bir mecra haline gelmiş. Şehirlerin müki amirleri veya bakan sekteteri ya da diğerleri. Ülke artık tamamen siyasetçilerin birilerini bir yerlere gönderidiği ülke haline gelmiş. Ben Türkiye’nin ilk 20 pro lisanslı hocalarından biriyim. Antrenörlük bilgi ve birikimime inanan biri olarak işimle ilgili mütevazı olmayacağım. Malesef kariyerimde tercih hataları yaptım. Maneviyata güvendim. Örneğin Cengiz Ergün çağırdı, kabul ettim. Oysaki o zaman 1. Lig’deki Şanlıurfa ile anlaşmıştım.  Zaman zaman hatıra binayen sevgi, saygımızdan ötürü tercihlerimizi yanlış kullandık. Manismaspor’u 4 kez şampiyon yaptım ben. Bunların ikinsinde Süper Lig’e çıktık. 2. Ve 3. Lig şampiyonlukları öyle zor şeyler değil. Biz, en zor yerlerde bu başarıyı yakaladık.”

‘O BİZDEN DEĞİL’ DİYORLAR

* Teknik direktörlük kariyerinizi siyasilerin olumsuz etkilediğini mi düşünüyorsunuz, nasıl oluyor bu?

Genel olarak ülkenin gerçeği bu. Biri başka birinin diploması ile takım çalıştırıyor. Biri birilerinin desteğiyle gidiyor. Ülke futbolu, siyasetin oyuncağı haline gelmiş. Biz işimizi doğru yaptığımız sürece bizi tutmak isteyenlere boynumuz kıldan ince. Benim hiçbir zaman dayım olmadı. 20 senedir tırnaklarımla kazıyarak gittim her yere. Malesef öyle bir konuma geldi ki siyasiyerin desteği olmadan bir kulübe gidemiyorsun. Bucaspor’la anlaşmadan önce Giresunspor’la büyük oranda el sıkışmıştım. Taraftar beni istiyor. Daha önce yaşattıklarım var. En sonda aldım Giresun’u 7. bitirdim. Orada böyle bir sevgimiz var, saygımız var. Bir gün önce siyasetin en tepesindeki adamlardan bir tanesi arıyor. ‘Şu isim gelecek’ diyor ve o isim gidiyor. Afyon’a adım geçiyordu. Afyon da ‘O bizden değil’ diyor. Ben kimdenim. Elhamdülillah müslümanım, Türküm ve bu ülkenin vatandaşı olmaktan onur duyuyorum.  Benim secdeyle, Allah’la aramdaki diyalogda ne kadar varsın. Benim kalbim secdeye değiyor, alnım değil sadece. Bu ülkede sadece alnı değenleri de biliyoruz. Allahım çok para ver deyip de secdeye yatanları biliyoruz. İllaki başkaları gibi oynayalım mı, göstermelik mi yapalım. Ben bunları yapacak bir karaktere sahip değilim. *Hocam bu konuda bayağı dertliymişşisiz...

Evet öyleyim, çok dertliyim bu konuda. Kimse beni  kendi isteği doğrultusunda oyuncak yapamadı. Almışlar sazı tarağı ellerine istedikleri gibi at koşturuşyorlar. Bu partiler meselesi değil, siyasetin olmaması lazım futbolda. Boluspor’a bir antrenör gidiyor. Başkan danışmanlarından birisi arıyor diyor ki bu gelecek. Nasıl olacak bu iş. Benim Allah’tan başka hiçbir şeyden korkum yok. Ben İzmir’in evladıyım. Gerekirse limon satıp namusumla şerefimle ekmeğimi kazanırım.

İZMİR SAHİP ÇIKMAZ

* Görevi kabul ettikten sonra şehirden nasıl geri dönüşler aldınız? İzmir sizi ve Bucaspor’u yalnız bırakıyor mu?

“İzmir kendi evlatlarına sahip çıkmaz. Bucaspor’un kendine ait camiası var. Kendine özgü bir fanusu var. Bucalı Bucasporlu’dur. Bucaspor için canını dişine takar. İzmir’de kaç tane teknik direktör ülke bazında çalışmış. Ben hemen hemen ülkenin dört bir yanında çalıştım. Kaç tane İzmirli antrenör var benim konumumda. Allah rahmet eylesin Ümit Kayıhan hoca ve ben. Mustafa Abi’yi (Mustafa Denizli) saymıyorum zaten, o İstanbullu gibi. Bir gün antrenörler derneğinden destek aldık mı. Bir gün çıkıp da ‘Bizi harika temsil ettiniz’ dediler mi? Cenazede karşılaşıyoruz. Yahu kardeşim bu ülkeden geçmiş yıllarda ülkenin her yerinde görev yapmış Nevat hocam vardı. Başka. Ben 20 tane takımda dolaştım. İzmir kıymet bilmiyor. Dişimizi tırnağımıza takarak çalıştık. Bir gün İzmir demedi ki destek olalım. Ben İzmir’in yetiştirdiği ender isimlerden biriyim futbol branşında. Baksınlar bakalım kaç tane Levent Eriş çıkmış İzmir’den. Susmayı tercih ettik diye, bazı şeyleri unutmuş insanlar. Sevgiyi saygıyı, bağlılığı sadakati unutmuş. Kim yukarı çıkacaksa onun ayağına bir çelme takıyor izmirliler. Aşağıya çekmek için elinden geleni yapıyor. Bakıyorsun herkes cenazede. Gitmeden önce ölen insana ne kadar destek verdin. Malesef İzmir’in böyle bir talihsizliği var.”

Çöküşü bu çocuklar başlatmadı

*Bucaspor’un mevcut kadrosunu nasıl görüyorsunuz, kurtuluş mücadelesinden başarıyla çıkabilecekler mi?

Çalıştığım en genç kadro. Çok şeyleri başarabileceğimizi düşündüğüm bir kadro. Eğer alabilirse, biz de vermek istediklerimizi verebilirsek, beraber müthiş şeyleri başarabiliriz. Mücadeleden, koşmaktan yana sıkıntı yok, fakat doğru oyunu bilmiyorlar. Öyle olduğu için skor anlamında sıkıntılar var. Bu çocuklar uzun yıllar hizmet edecek, hatta para kazandıracak. Bu çöküşü bu çocukların sırtına yüklemek olmaz. Bu çocuklar onur mücadelesi veriyor. Çöküşü başkaları başlattı. Ama bu çocuklar kulübü ayakta tutmaya çalışıyor. Onlar el ele verecek. Biz de yol haritasını çizeceğiz onlara. İnşallah alnımızın akıyla çıkacağız.

Taraftar umudunu yitirmesin

*Art arda gelen başarısızlıklardan sonra kırgın bir taraftar grubu var, onlara bir mesajınız var mı?

“Hiçbir zaman umutlarını kaybetmesinler. Bucalılar Bucaspor’u tutar. Bu anlamdaki milliyetçiliklerini severek izleyen biriyim. Futbol adamı olarak değil birey olarak bu sevgilerini hayranlıkla izliyorum. Zaman zaman aşırı tepki veriyorlar. Bu çocukları böyle yüceltemeyiz. Dedim ya sorumlu bu çocuklar değil. lk devreyi mecburiyetten forma verdiğin oyuncularla geçirdin. Belki çoğu formayı taşıyabilecek güce sahip değildi. Şimdi yeteneklerinden dolayı formayı giyen, yeni transferlerin yapıldığı bir karma oluştu. Taraftar da bu çocukların yanında olacak. Nasıl bugün Eskişehirspor kurtarıyor. İlk devre eskişehir takımını ayakta tutan tek şey taraftardı. Bucaspor taraaftarı da takımını ayakta tutabilir. Bu mücadeleden bizim galip çıkmamız gerekiyor. Herkes birlik olmalı”