banner30

banner62

13.10.2021, 10:50 388

Dünyada ve Ülkemizde Yaşanan  Enerji ve Gıda Krizinin Ortak Nedeni Soğumadır

Kış aylarındaki sıcaklıklar yağışları belirlemeleri açısından çok önemlidir. Çünkü sıcaklıkların artması ile denizlerde buharlaşma artar ve dolayısı ile yağışlar artar. Sıcaklıkların azalması ile de buharlaşma azalır ve yağışlar azalır. Şöyle ki; Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’nin en az yağış aldığı yıllar 1972, 1992 ve 2008 yıllarıdır. Bu yılların ortak özellikleri ise kış sıcaklıklarının çok düşük olmasıdır. Türkiye’de 1941’den 2007’ ye kadarki son 67 yılın en soğuk kış mevsimi -2.6°C’lik sapma ile 1992 yılında, 2. soğuk kış mevsimi ise -2°C’lik sapma ile 1972 yılında yaşanmıştır. 2007-2008 yılı kış mevsimi ise -1.6°C’lik sapma ile 3. soğuk kış mevsimi olmuştur (Kaynak, MGM). 
Ve Türkiye en kurak yıllarını 1972, 1992 ve 2008 yılında kış aylarında oluşan bu soğumalar nedeni ile yaşamıştır. Özetle soğuma demek kuraklık demektir.
Bu soğumaların enerji ve gıda konusunu olumsuz olarak nasıl etkilediğini ve nelere yol açtığına örnek olarak 2008 kış soğuması verilebilir. Dünyada 2008 yılı, gıda indeksinin rekor seviyeye ulaştığı ve petrolün de tüm zamanların rekorunu kırarak 170 doları geçtiği yıl olarak tarihe geçmiştir. Sonuçta da tüm dünyada ciddi bir ekonomik krize neden olmuştu.
Son olarak 2008 yılında yaşadığımız bu ciddi enerji ve gıda krizi ile bugün yaşanan kriz tıpatıp aynıdır. Çünkü 2021 Mart ayı Meteoroloji Genel Müdürlüğüne göre son 20 yılın en soğuk ayı olmuştur. Ve soğuma sonucu yağışlar oldukça azalmış ve HES barajlarının seviyeleri hızla azalmıştır. Bu nedenle 2020 yılında %26 olan hidroelektrik üretimimiz bu yıl %14’lere gerilemiş ve Türkiye bu açığını mecburen doğalgaza ve fosil yakıtlara yönelerek kapatmaya çalışmıştır. Ancak kuraklık tüm dünyada yaşanan bir olay olduğu için diğer ülkeler de fosil yakıtlara yönelmiştir. Arz talep sonucu dünya kömür fiyatları bir anda dörde, doğalgaz fiyatları ikiye katlanmış ve dünya petrol fiyatları da bir anda son yedi yılın zirvesine çıkmıştır.  Pandemiden bugüne G-20’lerin enerjiye yaptığı yatırım 658 milyar dolardır. Ve bu yatırımın neredeyse 300 milyar dolarının fosil yakıtlara yapılmasının bir nedeni de öngörülen bu soğumadır. Çünkü enerji açığı en hızlı fosil yakıtlarla kapatılabilir. Paris İklim Antlaşması çerçevesinde fosil yakıtları azaltacağını söyleyen ülkelerin enerji yatırımlarının neredeyse yarısını fosil yakıtlara yapması da ilginç bir durumdur.
Bu yıl oluşan soğuma sonucu, kuraklığın dünyada ve ülkemizde yarattığı ikinci büyük olumsuzluk ise tarımdır. Yine son 2008 yılında yaşanılan büyük kuraklıkta ülkemizde buğday fiyatları dörde katlanmış ve dünya gıda indeksi de tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Bu yıl ise  Rusya, soğukluğun başladığı 2021 Şubat ayı ortalarında kuraklığı öngörerek, tahıl ihracatını 30 Hazirana kadar 17 milyon ton ile sınırlandırdığını açıklamıştır. Yine ABD tarım bakanlığı, Türkiye’nin 2021 buğday üretiminin 17.5 milyon ton olacağını belirtmiş ve bir ay sonra da bu tahminini revize ederek 16.5 milyon ton olarak açıklamıştı. Ve geçtiğimiz aylarda yine ABD,  ülkemizin bu yıl 11.5 milyon ton buğday ve 2.75 milyon ton da arpa ithal edeceğini iddia etmiştir.  Dünya gıda indeksi de son 5 ayda bir anda son 10 yılın zirvesine çıkarak gıda krizinin sinyallerini vermişti. Ve dünyada gıda indeksinin son 10 yılın zirvesine çıkması ile birlikte tüm dünyada, son günlerde basın tarafından da gündeme getirilen, ciddi bir gıda krizi oluşmuştur.
Özetle bu kuraklığı öngören ülkeler arasında müthiş bir enerji ve gıda satrancı yaşanmaktadır. Ancak bilimsel kuraklığın tavan yaptığı ülkemizde hala küresel ısınma küresel kuraklık getirir diyen insanlar nedeni bu satrancın çok dışında kaldığımız kesindir. Çünkü küresel ısınma ile bilimi kullanan Rusya, geçtiğimiz yıl tarihinde ilk kez tarımda net ihracatçı konumuna geçmiş, ABD ise 150 milyar dolarlara varan tarım ihracatı yapmıştır. Özetle küresel ısınma ile bilimi kullanan gelişmiş ülkeler ekonomilerine ciddi katkılar sağlarken 126 milyon ton üretim ile Cumhuriyet rekoru kırmamıza rağmen bu rekor üretimi, bilimi kullanmadığımız için maalesef yeterli kazanca dönüştüremedik.  
Şunu unutmayalım.. Küresel ısınmadan değil küresel soğumadan korkalım. Dünyada Gılgamış’tan bugüne geçen 4700 yılda olan 15 bin savaşın neredeyse tamamının çıkış nedeni soğumalar sonucu oluşan kuraklıklardır.
Ve Türkiye eğer bilim kullanılırsa, hem küresel ısınma hem de soğuma dönemlerinde,  tarım endüstrisi ile çok rahat cari açığını kapatabilir.

Yorumlar (0)
17°
açık