26.03.2020, 21:48 100

Cesur yeni dünya doğmadan öldü mü?

Eski dünya ölüyor; yenisi ise henüz ufukta görünmüyor ve bu alacakaranlıkta canavarlar ürüyor, diyen düşünür Antonio Gramsci, haklı mıydı dersiniz? Peki gerçek iradenin güçlü bir eyleminin olayların gücüne doğrudan etki yaptığını söylerken yanılıyor muydu? Sanmıyorum…

Adını tam koyamadığımız, bulanık bir dönemden geçiyoruz. Aslında bu yüzyılın kaderi bu sanki. Hiçbir yakın dönem olayı tam aydınlanmış, insan zihninde çözülmüş değil. Şu an dünya ile aynı anda mücadele ettiğimiz virüs için de bu muğlaklık söz konusu. Nasıl oldu, neden oldu, ne kadar sürecek ve bitecek mi; biterken neleri bitirecek? İnsanoğlu uzayda yaşam hayalleri kurarken, Mars’ta önce kim koloni kuracak diye tahminler yaparken daha dünyanın sorunları ile baş edemediğimiz ortaya çıktı. Bu yüzyıl çelişkiler çağı. Hızlı geçişler, hızlı tükenişler çağı… İnsanlığın sonunun yapay zeka gibi üstün bir var oluşla son bulabileceği tehlikesine hazırlanan dünya ülkeleri, evrenin ilk anından beri içinde olan, ilkel bir varlığa, bir virüse mi teslim bayrağı çekiyor? Bütün o cesur yeni dünya hayalleri boş muydu? Din ile bilimin karşı karşıya kalması bana her zaman anlamsız gelmiştir. Çünkü din bireyseldir, kişiseldir. Oysa bilim çoğulcudur, topluma aittir. Eğer toplumda hakim güç olarak bilimin sesi yükselmezse, hurafelerle yürütülen bir savaş kaybedilmeye mahkumdur. Bu nedenle bir toplumun laik kalması önemlidir, bu bir dindar için de önemlidir, onun özgür ibadet hakları da bu ilkeye bağlıdır aslında.

YAŞAMIMIZIN BİR PARÇASI

Görünen o ki, bir süre, hatta tahminimizden daha uzun bir süre, bu virüs yaşamımızın bir parçası olacak. Hayatlarımız, çalışma koşullarımız, çocuklarımızın eğitim hayatı hatta siyaset bile buna göre yeniden kurgulanacak. Bizim için soru şu, biz hızla ve aynı anda harekete geçebilen bir toplum değiliz. Dayanışmamız eskiden güçlüydü ama kapitalist sistem bizi de yalnızlaştırdı, bencilleştirdi. Bu nedenle toplum bilinci ile hareket edemiyoruz, kendimizden başkasını gerçek anlamıyla düşünemiyor, onun adına söz söylemiyoruz, olaylara sadece kendi mahallemize dokunursa müdahale ediyoruz. Bu da tepkinin gücünü kırıyor, çok klasik ama doğru söylemle bir elin nesi var, iki elin sesi var. Bizim sesimiz artık çıkmıyor. 65 yaş üstü insanlara sokakta uygulanan sözlü şiddet de bunun bir sonucu değil mi? Kimse bir gün kendisinin de o yaşa geleceğini düşünmüyor sanki. Yaşam ve benlik bilincimiz, farkındalığımız zedelenmiş gibi. Dünü hemen unutuyor, yarını hiç hesaplamıyoruz. Herkes koskocaman bir şimdinin etkisinde. Bu bakış açısı ile zaten yarın asla gelmeyecek, üzgünüm…

SOYUMUZU TÜKETME PEŞİNDE Mİ?

Soylarının tükenmesine neden olduğumuz birçok tür var biliyorsunuz. Eğer biz de en ilkel tabiri ile birer hayvansak, bu virüs de bizim soyumuzu tüketme peşinde olamaz mı? İnsanoğlu yeryüzü için bir tehdit değil mi? Hayvanlar düşünür mü, konuşur mu soruları önemsizdir. Önemli olan, acı çekip çekmedikleridir, der hayvan hakları savunucuları. Acı çekmeyi, hissetmeyi sadece türümüze özel sanmamız en büyük hatamız değil mi? Bütünsel bakmayı ve yaşamayı öğrenmeden, bu krizlerden çıkabileceğimizi sanmıyorum. Çözümü, sorunu oluşturan mevcut bakış açısı ile aşamayacağımız da ortada değil mi? Tüm bunların sonunda bizi iki alternatif son bekliyor bana kalırsa. Ya daha kapalı sistemlerle, totaliter rejimlerle yönetilmeye başlayan ülkelerle karşılaşacağız, milliyetçilik akımları yeniden yükselecek ve herkes kendi kabuğunda kalacak ya da dünya gerçekten global bir köy olacak ve sosyal adaletsizlikler, sömürülen verimli topraklar ve türler konusu yeniden düşünülecek, insan kendi onuruna yakışan yeni bir sistemi yaratacak. Ya hep birlikte kurtulacağız ya da hep birlikte bir bataklıkta debeleneceğiz. Sevgili dostum, yazar Özcan Yüksek’in hep söylediği gibi, masalların sonunda iyiler kazanır ya da herkes kaybeder. Sizce bu masalın iyi bir sonu var mı ve o sonu insanlık mı yazacak, doğa mı?

Yorumlar (0)
16°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 01 Haziran 2020
İmsak 03:56
Güneş 05:42
Öğle 13:14
İkindi 17:08
Akşam 20:36
Yatsı 22:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
banner29