banner30

banner62

24.07.2021, 13:12 874

Canım Kendim

Merhaba,

Eskiden her insan farklıydı. Burnu, kaşı, gözü, dudağı, saçı…. Herkesin vücudunda kendine has bir yeri vardı.

Şimdilerde ise herkes birbirine çok benziyor. Kaşlar, gözler, dudaklar, yüz şekli, saçlar…

Fındık burun, köfte dudak, keman kaş, yaz geldiyse sarı saç, kışın koyuya dönelim ama. Aman o beyazlar kapatılsın, kırışıklıklara da bir botoks yaptırılsın…

Herkes doğal olarak beğenilmek ister. Yalnız aman dikkat vitrine yatırım yapayım derken içinizi boş geçmeyin. Halo etkisi diye bir şey var. Halo etkisi bir kişinin tek bir özelliğine bakarak, diğer bütün özellikleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir çıkarımda bulunma durumudur. İnsanlar bunu sık sık yapıyor. Bu yüzden aman güzel görüneyim, beğenileyim de gerisi önemli değilmiş gibi bir algı oluşuyor ne yazık ki. Bu temeldeki beğenilme isteği yüzünden çeşitli estetik işlemler yaptırılıyor, kendine has olan yapılar artık herkes gibi olmaya başlıyor. Kuaförde saatlerce vakit geçiriliyor. Sosyal medyada filtreli pozlar paylaşılıyor. Tabi sosyal medyadaki bu filtreler de çok büyük etken. İşlem yaptırmadan kendi yüzünüzü o işlemler yapılıyMIŞ gibi görüyorsunuz. Sonra doktora elinizdeki filtreli fotoğrafla gidip doktorum beni baştan yarat diyorsunuz. Tabi ki herkes önce kendine güzel görünmek ister, zaten önemli olan da kendini olduğun gibi her halinle kabul edebilmek. Yüzdeki kırışıklıklar güneşte gözleri kısmaktan veya çok fazla gülmekten olmuyorsa tek bir sebebi var, beyazlayan saçlar gibi…

Neden gerçeğin üstü örtülüyor? Neden yaş alındığı bastırılıyor? Çünkü İnsanların korktukları şeyleri bastırma eğilimi vardır. Ölüm gibi… Yaşlılık da ölüme giden bir yol olduğu için yüzdeki çizgiler, saçtaki beyazlar yaşlılığın göstergesi olarak kabul ediliyor çoğunlukla. Fakat bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Saçtaki beyazdan güzel şey var mı? Göğsünüzü gere here gösterin yahu. Hani ona buna değil kendinize beğendiriyorsanız eğer… o da sizin bir parçanız. Varoluşunuzun göstergesi. Canım beyaz. İyi ki benimlesin. Hoş geldin. Sıra sende. Biliyorum çok bekledin ama her şeyin bir zamanı olduğu gibi senin de zamanın vardı. Başımla birlikte geldin 

Hızla gelişen teknoloji, değişen algılar, diziler, filmler, kadın erkek ilişkileri, sosyal medya, değişen dünya hızına ayak uydurma çabaları, tüketim toplumu, tek tip beden algısı bunların hepsi bizim kendimize bakmamızı, kendimizi olduğumuz gibi kabullenmemizi engelleyen etkenler.

Herkes “beni olduğum gibi kabullenen birini hayatıma almak istiyorum” diyor. Peki kendinize şunu sorar mısınız? “Ben kendimi ne derece olduğum gibi kabullenebiliyorum?”

Belki sosyal çevreden hep bir eleştiri duyuyorsunuz. Ne kadar zayıfsın / ne kadar kilo almışsın. Burnunun şurası kemerli yaptırsan iyi olur, aman dudakların ne ince/ kalın. Size tavsiyem bu tarz insanlara kulak asmayın. Çünkü olduğunuz gibi güzelsiniz. Hatta eğer dış görünüşünüze bu kadar önem veriyorsa karşınızdaki kişi, yapabileceğiniz en iyi şey uzaklaşmak ve belli bir mesafe, ilişkinize bir sınır koymak olur. Bu insanların hatalı düşünce yapıları sizi etkileyebilir.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki bedeninizin görünüşü kabul edilir bir durumda olmasına rağmen kişinin bunu “çirkin” olarak algılayıp ona göre olan bu “çirkin” kusurla fazla ilgilenme vakit harcama, meşgul olma durumuna “beden dismorfik bozukluğu” deniyor. Eğer bu durumla çok fazla ilgileniyor ve bundan muzdaripseniz bir uzmandan yardım almanızı öneriyorum.

Sağlıkla kalın…

Yorumlar (2)
Esin yılmaz 2 ay önce
Bu yorumlamanızdan sonra bi kez daha canım kendim agzınıza saglık
Esin yılmaz 2 ay önce
Bir kez daha canım kendim diyorum... yüreginize sağlık
32°
parçalı az bulutlu