Altan Gördüm: 'Ahaa sanat bu' denilen ucubelerden uzak durun

KARŞIYAKALI ALTAN GÖRDÜM, FARKLI BİR PROJENİN HAZIRLIĞINDA: 

Karşıyaka Erkek Lisesi mezunu olan Altan Gördüm, memleketine yerleşmeyi düşündüğünü ve İzmir için projeleri olduğunu söyledi. Gördüm, “İzmir benim için, ana toprağıdır. Kurtuluş şehridir. İlklerin şehridir ve her şeye karşın dağlarında çiçekler açmaya devam eden şehirdir. İzmir’e yakışacak bir proje üzerinde çalışıyorum” dedi.

****

 Bu hafta gerçek bir İzmir sevdalısı, hakiki sanatçı ve sahici beyefendi Altan Gördüm ile tiyatroyu, yıllara meydan okuyan sanat tutkusunu, İzmir’e yerleşme planlarını konuştum sizler için. Benim çok keyif aldığım bir sohbet oldu, umarım sizler de aynı keyifle okursunuz.

-   Mesleğe başladığınız ilk yılları düşününce, bu yıllarla en büyük fark sizce ne? Neler değişti?

Nerdeyse her alanda olduğu gibi, bilgiye ulaşma ve bilgi-görgü paylaşımı oldukça büyük olanaklar da getirdi. Teknik olanakların artması (eğer kullanabilirsek) yeni ufuklar doğurdu. Medya sektöründe oluşan yaygınlaşma, görece bir zenginlik sağlasa da bir tarafıyla da,tiyatroyu olumsuz olarak etkiledi.

-   Dizi oyuncusu gerçekten bir sanatçı mıdır? Burada nasıl bir ayrıma gitmeliyiz?

Ben oyunculuk sanatının, ”Dizi oyuncusu” “Tiyatro oyuncusu” “Sinema oyuncusu” gibi başlıklarda ayırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Haa,ülkemizde çok alanda olduğu gibi, bu da yanlış algılanıp, yorumlanan konulardan biri aslında. Nesnel anlamda bakarsak;sanatsal bir üretim varsa- ki olmalıdır. Yani öyle olduğunu düşünmek istiyorum. O halde,evet.  Sanatçı olmalıdır. Yanlış örneklerle dolu ülkemizde, olmasa bile.

ÜNLÜ OLMAK KOLAYLAŞTI

-   Sizce neden herkes ünlü olmak istiyor? Ünlüler mutlu mu sahiden?

-   Bu soru da aslında yukardaki soruyla bağlantılı. Dediğim gibi, kavramların içi boşaltılıp yerine yanlışlıklar doldurulunca, birçok alanda olduğu gibi anlaşılması, açıklanması zor ucube kavramlarla karşılaşıyoruz. İşte,”Ünlü” de böyle bir şey. Sanırım”Ünlü” olabilmek çok kolaylaştı gibi bir algı oluştu. Eh, kim istemez ki -fazla emek harcamadan- “Ünlü” olup bir süreliğine de olsa. Bunun maddi ve manevi olanaklarından yararlanmayı, yaptığı işe saygı duyan ve bunu bir sanat olarak gerçekleştirmeye çalışan “Gerçek Ünlüler“ sanırım var olan durumdan pek memnun değillerdir.

- Şiire olan tutkunuz nereden geliyor? En sevdiğiniz şair ve şiir desem?

Lise yıllarımdan geliyor diyebilirim. İzmir, Karşıyaka Erkek Lisesi’nde okudum. Şanslıydık,çok iyi öğretmenlerimiz vardı.Tiyatroya da lisede başladım. Şiir sevgim,sonradan okulumuzun müdürlüğünü de yapan, edebiyat öğretmenimiz Erol Kaya ile başladı. Kendisi de, bize şiirler okur ve okuturdu. Attila İlhan ve Rüzgar Gülü şiiri. “Önümden çekilirsen İstanbul görünecek / Nerede olduğumu bileceğim.”

-  İzmir sizin için ne ifade ediyor? İleride tamamen burada yaşamak ister misiniz? Neyi eksik görüyorsunuz şehirde en çok?

-   İzmir benim için, ana toprağıdır. Kurtuluş şehridir. İlklerin şehridir ve her şeye karşın dağlarında çiçekler açmaya devam eden şehirdir. Eksikliğe gelince eksiklik hiç bitmez. Bunun arkasına saklanmamalıyız. Eğer gücümüz varsa- ki var. Eksikliği tamamlamaya çalışırız. Bizim görevimiz, biraz da bu değil mi zaten?

HAYAL KURMAM, PLAN YAPARIM

Yeni dönemde hangi projeler, hayaller var?

-   Arkadaşlarım da söyler, ben hayal kurmam. Ben plan yaparım. Yakın dönemli planlarım arasında, İzmir var. Çok fazla detaya girmeyeyim ama bize ve İzmir’e yakışacak bir proje üzerinde çalışıyoruz.

-   Oyuncu olmak isteyen biri neleri okumuş, neleri izlemiş ve en azından neleri dinlemiş olmalı?

-  Oyuncu olmak isteyen öncelikle hayatın içinde durmalı. Ülkesinden, dünyadan haberdar olmalı. Algılarını açmalı. Sanatsal üretim yapabilmek için, bilgisini, becerisini artıracak yayınlar okumalı, izlemeli. Fikir sahibi olabilmek için bilgi sahibi olabilmeli. Okulumuza öğrenci adayları geliyor, ”Tiyatroyu çok seviyorum, yanıyorum, ölüyorum” diyor; en son hangi oyunu izledin, diye soruyorum; hiç oyun izlememiş. Ee, bu nasıl sevgi?

-  Bir kız babası olarak, genç kızlara geleceklerini planlarken neleri göz önünde bulundurmalarını tavsiye edersiniz?

-  Sadece kızıma, genç kızlara değil, öğrenci arkadaşlara da söylüyorum. Hayata hazır olsunlar. Kendilerini mümkün olduğunca geliştirsinler. İnandıkları yazarların yapıtlarını okusunlar. Gerçek sanatla ilgilensinler. ”Aha, sanat bu!” diye gösterilen, dayatılan ucubeleri reddetsinler, uzak dursunlar. Dinlemesinler, izlemesinler.

-  En son okuyup etkilendiğiniz roman hangisi ve mutlaka bu ara izleyin diyeceğiniz bir tiyatro oyunu var mı?

-  Geçenlerde, George Orwell’ın “Hayvan Çiftliği”ni bir kez daha okudum. Bilirsiniz, kimi zaman, kimi çevrelerce yanlış algılanıp çok eleştirilmiştir. Bence hemen okunmalı. Çok tanıdık gelecek. Tiyatro olarak da, Taner Barlas’ın kurgusuyla, Aziz Rutkay’ın yönetmenliğini yaptığı 1984-Büyük Gözaltı, güzel olmuş.

 Kadından komedyen olmaz, yorumlarına ne diyorsunuz?

-  Buna yalnızca gülerim.